İlk Maratonum

Posted on Updated on

11025123_10155242753605065_49189269814402872_n

Başardım evet! 42 km lik maraton koşumu genel klasmanda Türkiye 90.sı olarak, 3 saat 45 dakika ile tamamlayarak bitiş noktasına vardım.
4 aydır amatör ruhumla profesyonel bir disiplin göstererek 700 km koşup, 60 saat güçlendirme egzersizi yaparak..
Kışı evde oturarak değil, dondurucu soğuklarda sahil rüzgarını yiyerek..
Akşam arkadaşlarımla buluşmak yerine evde kan ter içinde spor yaparak..
Denge tahtası denen aletin üzerinde düşmeden durarak..
Yarış günü hayallerimi gerçeğe dönüştürerek: bir gün öncesinde heyecandan uyuyamayan gözlerle ama fiziksel olarak hazır vücudum ve inanan yüreğimle.

Ve tabi hep o bitiş anının hayalini kurarak..

Yarışı ilk 30K ve son 12K şeklinde ikiye ayırabilirim:

İlk 30km de kendimle başbaşaydım, güzeldi, tempolu, kararlı, disiplinli ve nefes ritmimin değişmediği bir koşuydu. Havanın yakıcı güneşi hariç herşey yolundaydı. Antalya sahilleri bana eşlik ediyordu..

Sonra maratoncuların bildiği o meşhur 30 duvarına çarptım.. Ayaklarım beynime direnmeye başladı.. Durmayı düşündüm, kasılmalar yaşadım, insanın azmini sınayan bir iki yokuş çıktım, sonra tecrübeli bir maratoncu abimizin 2 adım arkasında koşmaya karar verdim, o önde ben arkada. 38. km yi geride bıraktım.

İşte benim için unutulmaz anlar 38. km de başladı, bana destek vermek için bisikletli süvariler gelmişti! (Teyzem Gülçin Ayşe Atay ve arkadaşım Oğuz Kağan Aslan) Geldiklerinde durmayı düşünüyordum. Bisikletli süvarilerin biri sağımda biri solumda bana şarkılar söyleyerek, kafamı dağıtarak, ve sürekli ‘az kaldı, devam, güçlüsün, pes etmek yok’ diye motive ederek iki melek gibi 40. km ye kadar beni sürüklediler.

Bacaklarımdaki kasılmalar arttı, tam ‘1 dk. durayım açma-germe yapayım derken’, 3. melek göründü. Antrenörüm Fetih Çeliksöz bitiş noktasından geriye doğru koşarak bana desteğe gelmişti..4 ay boyunca gece-gündüz teknik, psikolojik yönlendirici desteği yetmezmiş gibi, son km’lerde benimleydi, yanımda koşuyordu o da..Bir insan bunca desteğin karşısında durabilir mi? Durmadım! Tersine antrenörümün verdiği son talimatı da yerine getirerek son 700 m hızlandım.

İşte yukarıdaki fotoğraf tam da bu an çekilmiş. Benim için maratonu özetleyen, aklımdan asla çıkmayacak anları hep hatırlatacak olan bu fotoğraf.. Yarıştan daha anlamlı, maratonun kardeşlik olduğunu anlatan, insanın gözlerini dolduran o anlar..

Bence maraton bireysel bir spor değil artık: antrenörünle, ailenle, arkadaşlarınla, sevdiklerinle koşuyorsun 42 km yi, ve bitiş noktasına da onlarla giriyorsun tek vücut, yanında olmasalar da..Bu yüzden hepinize destekleriniz için sonsuz teşekkürler. Maraton koşmaya karar verdiğim andan, finishi göğüsledim ana kadar geçen sürede hep destek oldunuz, hep yanımdaydınız.

Herkesin hayatında maratonlar vardır, hepinizin kendi maratonunu bir gün bitirebilmesi dileğimle..

John Bingham’ ın dediği gibi : “Bitirmem mucize değil. Asıl mucize başlamak için gösterdiğim cesaret.”

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s