Uncategorized

30. Samsung Kitalararasi Yüzme Yarisi

Posted on Updated on

Merhaba,

Triatlon ve maraton üzerine yazdigim bu blogda ilk defa bir acik su yüzme yarisini anlatacagim : Asya`dan Avrupa`ya yüzülen Istanbul Kitalararasi Yüzme Yarisi.

Istanbul bogazini gecmek benim icin tipki maraton kosmak gibi bir hayaldi. Bu hayalimi 22 Temmuz 2018 tarihinde gerceklestirdigim icin cok mutluyum.

Hazir anilar tazeyken, ertelemeden yazimi hazirlamak istedim. Bogazi yüzerek gecmek isteyenler icin iyi bir kilavuz olacagini dusunuyorum.

Nasil Katilirim?

1)Yarisin kayitlari Ocak ayinda aciliyor ve ilk kaydi olduktan sonra aday adayi oluyorsunuz.

http://bogazici.olimpiyatkomitesi.org.tr/Anasayfa

2) Sonrasinda Mart ayinin sonuna dek istenen saglik raporlarini Olimpiyat Komitesine kargoyla ulastirmaniz gerekiyor.

3) Kayit ve evraklariniz teyit edildikten sonra mayis ayi icerisinde bircok sehirde havuzlarda düzenlenen secme yarislarina katiliyorsunuz. Burada 800m yüzme dereceniz, yaris kontenjani ve yas gruplarina göre siralaniyor.

4) Eger yeterince hizli yüzmüsseniz yarisa katilmaya hak kazaniyorsunuz ve yaris kitlerinizi aldiginizda artik geriye kalan tek sey yaris sabahi kulaclarinizla bogazi gecmek oluyor 🙂

Gördügünüz gibi yarisa katilmak bile epey bir karmasik. Ancak bu sene 30`su düzenlenen bu yaris bence essiz güzellikte. Nasil olmasin? Istanbul`u yüzerek geciyorsun..

Hazirlik:

Aslinda prensip olarak kosu ya da triatlondan cok da farkli bir hazirlik sürecim olmadi. Mesafeleri yavasca arttirdigim tempo antrenmanlar, arada bir hizimi ve nefes performansimi arttirdigim intervaller ve tabi teknik diger disiplinlere göre daha önemli oldugu icin üzerinde epey zaman harcadigim kulac teknigim ve bacak calistirma egzersizlerim.

Berlin`de evime cok yakin bir yari olimpik havuzda düzenli antrenman yapma sansim oldu. Ayrica deniz suyu tecrübe etmek icin de Mayis ayi icinde Datca`da gecirdigim kisa tatili bir nevi yüzme kampina cevirerek yeterince tecrübe edindim.

Yaris Parkuru:

Parkuru en güzel özetledigini düsündügüm görseli ekliyorum:

2014-samsung-bogazici-kitalararasi-yuzme-yarisina-katilacaklar-belli-oldu-DHA-f147c0f51125a3ecfd02506232d7ee82-1-t

Görüldügü gibi yaris Anadolu yakasinda Kanlica`dan baslayip Avrupa yakasinda Kurucesme`de son buluyor. Parkurun uzunlugu yaklasik 6,5km.

Parkurda önemli olan en temel husus, akintilar! Aslinda yaristan bir gün önce komitenin düzenledigi ücretsiz vapur turunda bogazda bir tur yapip hem temiz hava almanizi hem de parkurda dikkat edilecek noktalari uzmanlardan ögrenmenizi tavsiye ederim.

Parkurda dikkat edilmesi gereken en temel 3 nokta:

  1. Suya Kanlica`dan atladiginizda direk FSM köprüsüne yönelmek yerine, karsiya (avrupa yakasina) dogru bir müddet yüzüp bogazin ortasindan gecen soguk akintiyi yakaladiktan sonra bogaz istikametine dönerseniz daha az eforla daha hizli bir gecis saglarsiniz.
  2. FSM köprüsünü gectikten sonra hep bogazin ortasinda kalmaya gayret ederek soguk akintidan yararlanmaniz ve kiyilara yakin olusan ters akintilara kesinlikle girmemeniz gerek!
  3. Bence en kritik yer: Artik sona dogru yaklastiginizda omzunuzun üzerinde Avrupa tarafinda Suada`yi gördükten sonra, ileride bitis noktasindaki iki adet sari balonun oldugu yere dogru 45 derecelik aci yaparak hizla yüzmeniz gerekiyor. Burada en önemli husus, fazla kiyidan yaklasip ters akintiya girmemek oldugu gibi, dönüsü geciktirip bogazin ortasindaki soguk ana akimin sizi Bogazici köprüsüne sürüklemesine de izin vermemek!

 

Yaris Sabahi:

Maratonun aksine yüzme öncesinde kahvaltida bir tercih yapmaniz gerekiyorsa bu “az yemek” olmali. Kalori ihtiyaciniz maraton ile kiyaslanmayacak seviyede. Yine de yeterince karbonhidrat tüketmek önemli. 3 saat önceden bir muz ve cok hafif kahvaltiyla cikiyorum yola. Yaris alanindaki kalabalik ister istemez heyecanlandiriyor. Yariscilarin yarisi yabanci. Rusya, Ingiltere, Ukrayna, Hollanda.. Yabancilarin secme sinavina girmediklerini ögrendigimde üzülüyorum, kendi ülkemizde Türk vatandaslar o kadar zorlu bir eleme sürecinden gecerken yabancilara bu ayricalik niye?

Kurucesmede`ki Cemil Topuzlu parkinda kurulan yaris alaninda bütün yüzücüler bir aradayiz.. Etrafima baktigimda o tanidik yüzler de yok, kosu camiasi gibi cevremizin cok da genis olmadigi bir disiplin.. 2.000 den fazla yüzücü oldugumuzu anons ediyorlar.

Yas grubuna göre 35 ve üzerine mor bone, altina ise turuncu bone veriliyor. Start siralmasinda önce turuncu boneler start aliyormus (böyle olmadi gerci 🙂 ).

Iki vapur ile kiyidan aliniyoruz. Önde turuncular, arkada biz yani morlar. Yolculuk basliyor. Istikamet Kanlica. Oradan denize atlayip baslangic noktamiza yüzerek geri dönecegiz!

Hava sicak, rüzgar hafif de olsa lodos. Ilerleyen 1-2 Saat icinde lodos artacak diyor vapurda sohbet ettigim tecrübeli bir yüzücü. Bu sebeple bitis noktasini görünce yönelmeyi biraz erteleyip lodos yüzünden ters akintiya girme riskinden kurtulmayi öneriyor.

YARIS:

Iki vapur icinde de bir insan seli , vapurun önune acilan platformdan atlamak icin acikta bulunan komitee heyeti ve yetkililerin bulundugu gemiden “yüzüklerin efendisi ikinci serisindeki migfer dibi borusu” benzeri ürkütücü bir ses ile start veriliyor:) Herkes chip okuyan matlarin önunden gecerek suya atlamaya basliyor. Allahim nasil bir heyecan!

30-samsung-bogazici-kitalararasi-yuzme-yarisi-sonuclandi-490459-5

Atlarken arkamdaki kisiyi sakayla karisik uyariyorum: “Üzerime atlama, yarisin sonunda bulurum seni!! :))”

Ve suya atladim…

Bekledigim kadar serin degil su, biraz da bulanik. Briefing de belirtildigi gibi 90 derece aciyla direk karsiya dogru cikis yapmak yerine, direk 45 derece aciyla FSM köprüsünün ortasini hizaliyorum kendime, kalabaligi takip ediyorum.

Ve basliyorum kulaclara..

Iki kulacta bir nefes alarak ve kontrollü..

Bacaklarimi cok yormadan, son dönuse enerji birakmak icin..

Iste! Yüzüyorum bogazda, hep o hayalini kurdugum yerdeyim!

Bogazin ortasindan gecerken bir anda su karariyor.. Ne kadar ürkütücü.. Hic bir sey görünmüyor.. Neyse Ümit asil kulaclara..

Köprüyü yaklasik 100m gectikten sonra söyle bir yukari kafami kaldiriyorum arkama dogru.. Köprüden gecen araclardan birisini teyzem sürüyor olabilir mi? Beni karsilamaya gelecekti.. Selam veriyorum icimden..

Sagimda Rumeli Hisari simdi.. Yüksek lisansimi yaptigim Bogazici Üniversitesi.. Soluma da bakiyorum arada ki; farkinda olmadan Asya tarafina yaklasmayayim.. Temel kural buydu cünkü: ana akinti yani soguk sudan ayrilma, su seni tasisin..

Bundan sonra hep ortada kalmaya calisarak, bogazin kivrimlarini da dikkate alarak kulaclara devam ediyorum..

Sagimda Bebek koyu solumda Kandilli cikintisi görünüyor simdi.. Biraz daha saga dogru kayarak, Kandilli tarafindaki olasi ters akintiya da girmemeye özen gösteriyorum. Hersey yolunda..

Bir ara durup kafami sudan cikartiyorum, amacim etrafi dinlemek ve ani hissetmek.. Ne kadar güzel.. Sagimda solumda bir cok insani görmek de rahatlik veriyor..

Solumda Kuleli Askeri Lisesi`ne dogru nizami bir selam veriyorum. Babamin ögrencilik yillari burada gecti..

Ne olduysa bundan sonra oldu. Önümde Bogazici Köprüsü giderek büyürken arkamda FSM köprüsü ufalirken, bir anda dalgalar cikti denizde. Lodos etkisini göstermeye basladi..

Sagimda solumda yüzenleri, dalgalarin da etkisiyle görememeye basladim.

“Sorun yok” dedim, yapmamiz gerekeni biliyoruz: Sag omzumda Suada`yi (Galatasaray Adasi) görünce yavasca sag kiyiya bitis cizgisinin oldugu (iki tane sari balon asilmis) yere yönecelegim.

Evdeki hesap carsiya uymadi! Suada`yi göremedim (gözlügün bugulu olmasi, odaklanamamam, dalgalar ya da dikkatsizlik.. Artik sebebi her neyse)

Bir süre daha, belki 3-5 dk. kulaclara devam ettim bogazi ortalayarak. Ama iyice issizlastigimi farkettim..

Tek tük insanlar vardi yakinlarimda artik..

Nihayet sari balonlari gördügümde baya uzakta olduklarini farkettim..

Sol arkamda Kuleli, sag arkamda Arnavutköy olacak sekilde balonlara dogru kulac atmaya basladim. 10-15 kulacta bir, kulac aralarinda kafami kaldirip yönümü tayin etmeyi hedefledim.

O an cok aci bir gercegi farkettim.. Balonlara olan uzakligim degismiyordu.. Fakat balonlari görüs acim her kafami sudan cikardigimda degisiyordu, balonlar sürekli sagimda kalmaya basladi.. Bu da su demek: ana akinti beni Bogazici köprüsüne dogru sürüklüyor!!

Bir anda farkettim ki solumda tamamen kocaman bir Bogazici köprüsü var ve ben akintiyla mücadele ederken balonlara yaklasamiyorum!

Biraz panik biraz da heyecanin etkisiyle akintiyla inatlasarak devam ettim kulac cekmeye. Birsey degismiyordu, ya da farkedilecek kadar degismiyordu.. Solumda köprü gittikce büyüyor 😦

Yaris öncesinde hikayesini cok duymustum bunun: dönusu kacirirsan solugu Moda sahilinde alirsin! Üstelik artik sahil güvenlik botlari yakinimdaydi: eger pes etme durumum olursa bonemi cikartip salladigimda beni sudan almaya gelecekler.

Pes etmek mi? Bana hic uygun bir eylem degil..

Yarim dakika kurbaga stiline dönerek durumu degerlendirdim, ne yapmam gerektigine hizlica karar vermem gerekiyordu. Akinti kuzeyden güneye olduguna göre ve ben artik finis noktasina ulasmak icin güneyden kuzeybatiya gideceksem, akintiyi yenme sansim hemen hemen yoktu. O an kendime hiza olarak bitis cizgisini degil, daha güneydeki bir noktayi (vapur iskelesi, eski reina ya dogru) aldim. “Kiyiya ne Kadar cabuk yaklasirsam, soguk akintidan kurtulurum ve sonrasinda da geriye dogru yüzerek (ters akintinin da destegiyle) bitis cizgisine ters yönden girerim” diye düsündüm.

Bu karari verdikten sonra geriye birsey kaldi: Kulac ve bacaklari tüm gücle calistirmak. Son derece tempolu ve senkronize bir sekilde sarildim kulaclara..

20-25 kulac sonra kafami kaldirdim, cok bir sey farketmedim.. Tekrar 20 kulac, nefesim yavastan aerobik > anaerobik gecisine basladi, yani nefes nefeseydim..

Bu sefer kafami kaldirdigimda yaklastigimi farkettim kiyiya, ise yariyordu!!

Hem akinti siddeti kiyiya yaklastikca azaliyor; hem ben tüm gücümle kulac cekiyordum..

Suyun isindigini farkettim, ana akintidan kurtulmustum..

Simdi fazla mesafe yaparak gectigim bitis noktasini geriye dogru kiyidan yüzmeye baslamistim.. Bu sefer ters akinti da destek verdi, lodos da..

Ve bitis cisgisine dogru dönmemle aslinda asil kalabaligin nerede oldugunu anlamam bir oldu 🙂

Izledigim parkurun asagidaki kirmizi cizgi gibi oldugunu tahmin ediyorum. Beyaz cizgi ideal durumu anlatirken, kirmizi cizgide benim nasil bir yol izledigimi göreceksiniz.

Untitled

Merdivenden cikis ve ufak bir bas dönmesi sonrasi havlumu alip, arkamdan cirpindigim rotaya dogru baktim: Benim gibi akintiya kapilanlar ayni mücadeleyi veriyorlardi. “Umarim basarirsiniz” dedim icimden.

Yaris sertifikami ve cantami biraktigim yerden aldim.

IMG_4781
Sürem 1 Saat 17 dakika. Ilk yarisim oldugu ve fazladan yüzdügüm mesafeleri düsünürsek bence fena degil 🙂
IMG_4820
Birinci falan degilim, tablo sürekli degisiyordu, böyle denk geldi :))

Bir hayalimi gerceklestirdim, Istanbul`u yüzerek gectim.

Ben de artik kitalararasi yüzücü ünvanina sahibim. Hem de dünyanin en güzel sehrinde..

Bu hayalimin gerceklesmesine vesile olan herkese tesekkür ederim.

Simdi önümüze bakma vakti.. Sirada Antalya Ironman 70.3 ve Istanbul Maratonu 42km var..

Yeniden görüsmek üzere, sevgiyle.

Ümit

Reklamlar

Runatolia 10km Kurumsal Takimlar Yarisi

Posted on Updated on

Merhaba,

2018 yilinin ilk yaris raporuyla karsinizdayim. Yaklasik uc ay süren asil tendinit rahatsizligi sonrasinda, ilk yarisimi Antalya’da 10km parkurunda tamamladim. 4 Mart 2018’de kosulan yaris ilk ciddi 10km yarisimdi.

Ocak-Subat aylari hazirlanabildigim yaristaki performansimdan memnunum. Gelin birlikte hazirlik sürecim nasil gecmis ona bakalim:

  • Ocak- Subat ayi boyunca toplamda 28 gün ve 340 km kostum.
  • Yaklasik 20.000 kalori yaktim.
  • 8-9 kez evde vücut agirligimla güclendirme calistim.
  • 3 defa yüzdüm
  • 1 defa bisiklete bindim

Koaularin icinde interval de, jog da, tempo kosu da vardi. Yine Berlin’de oturdugum yere cok yakin tartan pistin avantajini intervallerde kullandim. Ancak Berlin’deki soguk hava motivasyonumu cogu zaman zorladi.

Beslenme her zamanki gibi az yag, antrenman öncesi karbonhidrat bazli, antrenman sonrasi protein bazli devam etti. Su tüketimime daha da fazla özen gösterdim.

Kilom degismedi, kas oranim dogal olarak artti. Yag oranim %13,5.

Yarisa Mercedes-Benz’i temsilen katildik. Yaris kurallari geregi her takimin kosuculari arasinda en iyi 3 kisinin dereceleri toplanip en kisa süre birinci geliyordu.

Biz de kurdugumuz bir whatsapp grubuyla yaristan önceki 1,5 ay birbirimizi motive etmeye calistik.

Yarista hersey planladigimiz gibi giderse en iyi 3 kurum arasinda yarisi bitirmeyi hedefledik.

Ismail Kartal ve Selcuk Akbaba ile birlikte güzelce isindiktan sonra start noktasina dogru yola koyulduk. Kadinlarda hizli kosucumuz Özge Güler de bizimleydi. Yarisa baslarken aradan kaynamasaydik baslarda yer bulmamiz hayal olurdu:

Start Noktasi

Stratejimiz belliydi. Ben kendime uygun bir hiz bulunca pesine takilicaktim. Arkadaslarim da beni göz ucunda takip etmeye calisacaklardi.

Yaris basladi, gizli yokus denilen cinsten hafif bir egimle birlikte onumdeki tek tük kosuculari gecince, gözüme kestirdigim iki atletin arkasina yerlestim. 500m gecildiginde kalabalik coktan arkamizda kalmisti. Öyle ki 1. km’nin sonunda önümdeki motosikleti farkedince anladim ki yarisin birincisi 20m önümdeydi. Hata.. Cok hizli cikmistim. Ilk km uyarisini saatimde gördügümde 3:30 yaziyordu. Hatayi farkedip hafif yavaslasam da cikan nabzi düsürmek zaman aldi. Asagidaki fotograf bu aralarda cekilmis:

Bu fotograf da hizimi sabitledikten sonra cekilmis olmali:

3. km civarlarinda hic hosuma gitmeyen birsey oldu ve parkur arnavut kaldirimli sert dönüslü ara sokaklara girdi. Hizimi koruyamadim. Inisli cikisli tempolar dengemi bozdu. O ara bir kac atlet beni solladi. 5.km yi devirdigimde sensör ötünce 20dk. nin altinda olduguma sevindim. Ama kaslar ve nabiz düsüse gecmisti. Kalan mesafe kolay olmayacakti.

Dönüste de 7. Km ye kadar devam eden o dönüslü yollar sonradan kendini tekrar düz yola birakti. Ancak arnavut kaldirimi stili taslar hala devam ediyordu. Bir de buna 800m lik gizli yokus eklenince benim pace 4:15 lere geriledi.

Asagidaki fotograf da o bitmeyen yokustan:

Bu sirada yolun karsisindan henüz 3.km sinde olan büyük kalabalik bana tempo tutarak direncimi arttirdi.

Son 1,5km’ye girince kötü bir tecrübe yasadim ve hem yönlendirmenin eksikligi hem de yorgunluktan sola dönmem gereken yerde dönüs yolunu bulamadim. Yarisin ortasinda bir 10sn kadar durdum! Sonra bir kadinin yönlendirmesiyle parkura yöneldim. Bu sirada beni iki atlet gecti. Sanirim lenslerimi degistirmem gerek😆

Son 1km’ye girildiginde saatim tahmini bitisi 40:02 olarak gösterince panige kapildim. Hedefim 40dk. altiydi. Üstelik takimima sözüm vardi. Oradan sonra bitmeyen son km deparimi yavastan arttirarak son km’yi 3:48 pace ile kosarak yarisi 39:49 ile bitirdim.

Asagidaki fotograf tam finish öncesi cekilmis:

Bitis cizgisinde hala güclü olmak güzel. Ama cok daha iyisini yapacakken, taktik hatalar ve dis faktörler nedeniyle bununla yetinmek de üzmüyor degil.

Yaris biter bitmez madalyami alip 2. ve 3. gelecek Mercedes kosuculari Ismail ve Selcuk’u beklemeye koyuldum. Onlar da sagolsun cok bekletmediler. Formanin hakkini verdiler:)

Iste Mercedes’in en hizli üclüsü:

Yaris sonunda 40 dakika barajinin altinda bitirmenin mutlulugunu yasadim. 750 civari erkek kosucu arasindan 7. oldum.

Takim olarak heyecanla bekledigimiz kürsüye cikamadik. 75 takim arasindan 4. olduk. Üzülerek ilk 3 e girip kürsüye cikan bir kurumun kurallara uymadigini farkettik. Bununla ilgili yaris komitesine ihbarda bulunduk. Ilgili firmanin savunmasi istendigi ve henüz resmi olarak bir karar verilmedigi icin firma adini paylasmayi dogru bulmuyorum. Ancak biz alin terimizle hakli 3. lügümüzün pesini birakmayacagiz!

Yaris sonundaki performansim ekteki gibi olustu:

Km bazli kirilim ise ekteki gibi. Ucarak baslayip, kosu boyunca yavaslamis ve ucarak bitirmisim:)

10km zor bir mesafe. Ne 5 km kadar kisa, ne de hizini yavaslatip mesafeye yayacagin 21 kadar uzun. Yani hem dayanim hem hizin olmasi gereken bir mesafe. Bu acidan iyi hazirlanip, iyi bir netice aldigimi düsünüyorum.

Asagidaki etkenlerin yarista benim icin olumsuz etkisi fazlaydi:

  • Yaris öncesi uykusuzluk
  • Yaris haftasi is nedeniyle sürekli seyahat nedeniyle yorgunluk
  • Hizli start
  • Berlin sogugu ve kuru havasinda hazirlanip, Antalya nemi ve sicaginda kosmak
  • Dönemecli ve arnavut kaldirimli, gizli yokuslu berbat parkur
  • Iyi bir pacer bulamamak
  • Sakatlik sonrasi tam istedigim seviyeye henüz ulasamamis olmak

Bütün bu faktörleri bir adim ileriye tasidigimda, derecelerimin cok daha iyiye gidecegini umuyorum.

Ve tabi yarisin unutulmazlari:

  • Adim Adim yine Antalya’ya damgasini vurdu. Cok özlemisim hepsini. Arkadaslarimla hasret gidermek cok iyi oldu.
  • Ismail Kartal, Selcuk Akbaba, Tolga Aksüt ve Gökhan Ikioluk kardeslerim ile öyle güzel koordine olduk ki, onlarla hazirlanip bu yarista ter dökmek büyük keyifti.
  • Son ana kadar kürsü heyecanini yasamak..
  • 3.km de seyircinin tekinin ‘koccccumm benim’ diye beni gazlamasi..
  • Zeynep Bakir, yine o güzel destegini verdin ya, bir tanesin.
  • Dönüs yolunda “Ümiitttt” diye bagiran kalabalikta kim oldugunu bilmedigim bir cok arkadasim, gönülden tesekkurler. Her ses duydugumda elimle selamlamaya calistim..
  • MBT Runners sehirdisinda bir organizasyona bile bu kadar kosucuyla katilmissa, kaptanlarin payi cok büyük. Murat Siktas, Serdar Yaprak ve Mehmet Bakir’a emek ve destekleri icin tesekkürler.
  • Murat Kaptan’imi adim farkiyla gecen esi Elif Kandemir, seni de tebrik ederim;)
  • O göbekle 21 km kosan Safakcim.. Genetik avantajin var senin kesin:))
  • Yas grubunda kürsü yapan Nihan Coban tebrikler, gururumuzsun.
  • Yarisa 1 hafta kala yasadigi talihsizlige ragmen basariyla yari maraton kosan Emre Öztuna, tebrikler..

Yakin hedeflerim Akbati (10km) Kosusu ve Berlin Yari Maratonu. Sonrasinda ise Temmuz’da Samsung Kitalararasi Yüzme Yarisi.

Basarinin anahtari belli. Uyku, beslenme ve antrenman. Ücü aksamayacak, net!

Güncelleme : 21.03.2018

Itirazimiz olumlu sonuclandi ve takim olarak 3. lük kürsüsüne yerlestik! Ben de bireysel siralamada 7.lik ten 4.lüge yükseldim!:)

Sevgiyle,

Ümit – the Marathoner;)

Maraton deyip de gecme..

Posted on Updated on

Merhaba,

Simdiye kadarki surecte ya bir yaris raporu ya bir analiz ya da bir hazirlik takvimi paylastigim blog sayfamda bugün maratonun biraz daha felsefi yanina deginecegim.

Maratonu farkli ve vazgecilmez kilan nedir, insanlarin tutkuyla baglanmasinin arkasinda yatan sebepler nelerdir gibi..

Uzun mesafe kosucusu olmak baska birseydir. ‘Ben maraton kosacagim’ demek cesaret ister. Yürek ister. Aklina hükmedebilmek, bacaklarina söz gecirebilmek öyle kolay degildir.

Kosmamak icin bahane ararsan coktur, motivasyon ise neredeyse yok..

Kendini bu ise resmen adarsin. Gecen gunduzun kalmaz. Her antrenman bir yaristir, ama hep kendinle yarisirsin. Sabah, aksam demeden; soguk, sicak demeden; yagmur, camur demeden yuzlesirsin kendinle.

Mesafeler acimasiz, yolun uzundur. Yokuslar zalimse sen de zalimlesirsin, hava kotuyse karartirsin gozunu, dertliysen o gun asfalt ceker acisini.

Is hayati, sosyal hayat, kisisel gelisim, arkadaslarin.. Hayat devam eder, onlara da yetisirsin bir yandan. Ama bitis cizgisinden gectigin ani hayal eder durursun hep.

Yarim kalmis hesaplarini kaparsin kosarken ya da yeni hesaplar acarsin. Ic sesin alir goturur seni hep bir yerlere.

Yolun sonu yolun basidir. Her seferinde baska bir sen olarak baslarsin kosmaya. 

Bu yuzden yalnizdir maratoncu. Uzun mesafecinin yalnizligini ancak bir baska uzun mesafeci anlar.

Bacaklari tukenirse kollari durmaz, kollar biterse beyin alir sazi eline, beyne hukum gecmezse yuregiyle kosar. Ama kosar.. 

Deli dana gibi degil, disiplinle kosariz biz.

Her yaris bir stratejidir: nabzimizi, hizimizi, rakibimizi, durusumuzu, enerjimizi, hedefimizi surekli gozlemler, sag duyuyla kosariz.

Parkuru, cevreyi, havayi yani her seyi hesaba katariz. Bu Taktik savasindan galip cikmak icin önce maratonun ne oldugunu iyi idrak etmek gerekir.

Sadece bacaklariyla maraton kosacagini sananlar büyük yanilgi icindedir halbuki:

Maratonu ozetlemek isterseniz her bolümü ayri degerlendirmeniz gerekir. Cünkü her mesafede farkli bir mücadele farkli ögretilerle, farkli zorluklarla cikar karsiniza:

  • Ilk 10 km si keyiftir, maratonun. Uyum saglama, gozlemleme, Dogru nefes ritmini yakalama, ani yasamak ve güzellikleri tecrübe etme yeridir.

0-10 arasi “Heyecan” götürür seni..

  • 10-20 arasi kontroldür, disiplindir. Azicik böbürlen, azicik havalara gir bak ne oluyor sonrasinda.. Eger iyi hazirlandiysan, antrenman sayesinde öyle havali havali, gögsün dimdik devam edersin asfaltta. Kortejin de saglamdir, durusun da. Ama aslinda firtina öncesi sessizliktir.

10-20 arasi “Bacaklar” götürür seni..

  • 20-30 arasi yüzlesmedir, oyunun geri kalanina meydan okudugun kisimdir. Bacaklar titremeye baslar, tereddütler hasil olur. Terler akar, susarsin, düsünürsün. Dislerini sikarsin, gozlerini kisarsin olmaz. Onundekinden sagindakinden guc alirsin, yetmez. Bacaklarina destek lazimdir. 

20-30 arasi “Kollarin” götürür seni..

  • 30-40 arasinda baska boyuta gecersin. 30 duvariyla tanisirsin. Fizyolojik olarak buyuk ihtimalle tukenmek uzeresindir. Yedek depo uyari sinyalleri gönderir durur beynine. Aci cekersin, birakmayi düsünürsün. Ya da yavaslamayi. Pes etmeyeceksen eger tek bir sansin vardir, o da beyne hükmetmek. Bacaklarin feryatlarina kulak vermemek.

30-40 arasi “Beyin” gotürür seni..

  • 40-42,19 arasi mi? Bu kisima cogunluk gecemez. Gectiysen eger mental sinavi verdin demektir. Hayal edersin sadece. Son enerjini dolan gözlerin besler, kosmak degildir aslinda, uykudan uyanma fazidir. Ama yepyeni bir insan olarak, bambaska bir sen kesfedersin icinde. Kabusun rüyaya, acinin gurura dönüstügü yerdir burasi.

40-42,19 arasi “Yüregin” götürür seni..

30ncu kilometrede bir maratoncu gorurseniz destekleyin onu. Sessizce ve tepkisizce izlemeyin donuk bakislarla. Tempo tutun mümkünse, alkislayin, bagirin cagirin. Formasinda yazan ismiyle hitap edin, tanimaniza gerek yok. Gözlerinin icine bakin ve inandiginizi hissettirin. O bakis karsiliksiz kalmayacak ve siz ne yaptiginizi o an daha iyi anlayacaksiniz.

Cunku kosmak sadece kosmak degildir..

Öyle havali, kafiyeli bir söz olmasa da benim icin hayati deger tasiyan bir ögreti ile bitirecegim bu yazimi. Bu sene kaybettigim rahmetli dedem, Köy Enstitüsü mezunu Emekli Ögretmen Ibrahim Atay bir gün Sultanahmet`teki evimizin balkonunda bana söyle demisti:

“Zor isler lezzetlidir, evlat.”

Bu sözü söylendigi yerde, Sultanahmet`te yasamak üzere, 12 Kasim`da düzenlenecek olan Istanbul Maratonu bitis cizgisinde görüsmek üzere.

(Süre hedefim ve teknik detaylar ile ilgili bir yazimi Eylül ayi icinde yazacagim)

Sevgiler,

Ümit

 

Berlin Yari Maratonu Yaris Raporu

Posted on Updated on

Merhaba,

Kapak fotografindaki sure hikayenin de baslangici aslinda.. 21km yi 1 Saat 30 dakikanin altinda kosabilir miyim ?

++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

2017 yilinin ilk yaris raporuyla karsinizdayim. Her zamanki gibi gorsel olarak zengin, yazili detaya fazla girmeden sizleri bilgilendirmeyi amacliyorum. Yazi hem bireysel performansima ve hikayeme ait detaylar, hem de Berlin Yari Maratonu`na dair genel gozlemlerimi iceriyor:

Berlin Yari Maratonu ile , buraya yerlestikten sonraki 6. ayimda, yurtdisindaki ilk resmi yarisima katildim.

Daha once resmi olarak 2 maraton (42km), 1 kere yari maraton (21k), 2 kere de 10Km kosmustum. (Triatlon musabakalarini haric tutuyorum). Daha onceki yazilarimda belirttigim gibi hedefim yari maratonu 90 dk. altina cekebilmekti. Hayatimda yaristigim ilk resmi yaris Halic Yari Maratonu ve derecem 112 dakikaydi.

HAZIRLIK:

Kisin soguk havayi firsata donusturerek Kasim ve Aralik aylarini spor salonunda vucut guclendirmeye ayirarak gecirdim. Daha onceki bir cok yarista vucut posturumun yarisin sonlarina dogru bozuldugunu ve bunlarin agrilara neden oldugunu hatirliyorum. Yuksek agirliklarla calismak yerine, daha hafif agirliklarla ama daha sik calisarak ust govdeyi guclendirdim. Ocak ayinin sonlarina dogru da kosu antrenmanlarimi kademeli arttirdim.

Kosu programimda genelde 4 tip kosu vardi:

  • Tempo
    • Yaristaki hedef hizimin bir miktar altinda, 1 saat boyunca devam ettirebilecegim siddette antrenmanlar
  • Uzun
    • 21k mertebesinde, tempo kosularin bir tik altinda, uzun mesafe calismalari
  • Interval
    • Belli mesafe araliklari arada kisa dinlenmelerle tekrarlayarak yapilan, siddeti en yuksek olan kosular (Ornek : 6 defa 800m`yi 90% siddetle kosmak)
  • Jog
    • Genelde zorlayici kosulardan sonra vucudun toparlanmasini saglayan cok yavas kosular

Hazirlik donemi boyunca yaptigim kosulara ait istatistik asagidadir;

Capture
Hazirlik Istatistikleri : Rakamlarla (Ocak – Subat Toplami)

 

Tablo kendini anlatiyor ama kisaca; 350 km mesafeyi, 23.000 kalori yakarak, 2.000 m tirmanip, ortalama 154 bpm nabizla tamamladigim 38 adet kosu antrenmanim olmus.

Yarisa hazirlik nedeniyle hep yaptigim gibi, ozellikle son haftalar boyunca protein ve karbonhidrat bazli beslendigimi, alkolden uzak durdugumu, sivi tuketimime ozen gosterdigimi belirtmekte fayda var. Bir diyet uzmani degilim ama okuyup, arastirdigim ve danistigim kadariyla bunlara dikkat edilmesi gerekiyor.

Evimin yakinindaki Volkspark kosu icin gayet uygundu. Zemini toprak & cakil karisimi, cevresi yesillik ve agaclarla cevrili, cok ufak tefek de olsa inis cikislari olan, bir turu yaklasik 3km lik bir parkur:

16427661_10158131707465065_6580603710808081842_n
Soguk kis gunlerindeki antrenmanlardan birisi..

Hazirlik surecini cok da uzatmak istemiyorum. Durust olmak gerekirse isin zor tarafi burasi. Is disinda vakit ayirip, sakatlanmadan, mesafeleri arttirarak, dogru beslenerek hedefe ilerlemek kolay is degil. Hele spor sizin icin meslek degil hobiyse, hic bir zaman birinci onceliginizde olmuyor. Yine de sonunda yasaginiz hedefe ulasma duygusu herseye degiyor bence:)

Yaristan bir gun once fuar alanindan yaris kitlerimizi alirken, bu hazirligin herseye degdigini anlamaya basliyorsunuz:

IMG_0262
Gogus numaramla fuar alaninda bir hatira fotografi..

 

 

YARIS GUNU:

Berlin`de havanin soguk oldugunu soylememe gerek yok ama, yari maraton haftasi ortalamanin cok uzeri bir sicaklik olunca bu beni biraz korkuttu, zira sicakligin artmasi kaslardaki reaksiyonlari olumsuz etkileyerek kasilma ve laktik asit birikimini arttirmakta, sicak havayla nabzin da yukselecegi gercegi de ayri..

Bir gece oncesi gene heyecan uykusuzlugu.. Neyse ki evvelki gun iyi uyumustum ve bu benim icin yeterliydi..

Yaris icin sabah, haftasonu Turkiye`den ziyaretime gelen kizkardesim Zeynep ve Adim Adim`dan ortak arkadaslarimiz Nur ve Direm ile birlikte yola ciktik. S-Bahn ile Alexander Platz a kadar gittik, kalan yolu yuruduk. (Trenler tika basa kosucularla dolu, tam bir festival yeriydi her taraf..) Yine yaris icin gelen, Mercedes-Benz Turkiye`den eski yoneticim Serdar Bey ile yaris alaninda bulustuk.

Karar vermemiz gereken iki konu vardi, ya kalabaligin arasina erken girip onlerde yer kapacaktik (boylece baslarda gecmek zorunda olacaginiz kisi sayisi azaliyor), ya da en son girmeyi goze alip iyice isinmanin avantajini kullanacaktik. Ikincisini sectik..

Adim Adim Caylaklar antrenorumuz Direm bizi yaris oncesinde guzelce isindirdi. Isinmaya hafif bir kosu sonrasi ayak bileklerimizle basladik. Ufak bir ani :

IMG_0284
Yarisin baslamasina takriben 35 dk. var, isiniyoruz

 

Isinmamizi tamamladiktan sonra bir hatira fotografi cektirdik:

IMG_0281
Arkamizda mahser kalabaligi, 3 kosucu 2 destekcimizle yaris baslamak uzere..

 

Fotograf cekildikten sonra, hizlica yaris sonrasi esyalarimizi birakacagimiz tirlara yoneldik. Once Nur esyalarini birakti, sonra ben ve Serdar Bey ayni tira esyalarimizi biraktik. Nur ile vedalastik, boyle buyuk maratonlarda katilimci fazla oldugu icin her atlet daha onceki bir yari maraton derecesini ibraz ediyor, derecesine uygun konumdan yarisa basliyor. Nur`u kendi pozisyonunda biraktiktan sonra Serdar Bey ile son kez lavabo ihtiyacimizi gidermek icin seyyar tuvaletlerin onunde uzun kuyrukta biraz bekledik, bu sirada da sogumamak icin ufak isinma hareketlerimizi surdurduk. Sonra birbirimize iyi sans dileyip kendi baslangic noktalarimiza yoneldik.

Yarisa 1. dalga (yani ilk start alan bolumun) en arkasinda baslayacaktim. Bulundugum yere gore hedefim cok zorlayici oldugundan, maalesef uzun bir sure bircok kisiyi gecmek zorunda kalacagimi tahmin etmistim.

Etrafimda tanidik bir sima aradim, aliskanlik iste, simdiye kadar hep Turkiye`de kostum. Sonra Berlin`de oldugumu animsadim. Maalesef kimse yoktu. Anlik bir yalnizlik hissi ve heyecan.. Yanimdaki kizla sohbet ettik. Hedefin nedir dedim, 105 dakika dedi. Viel spaß (yani iyi eglenceler) dedim ben de. Baslangicta bir sure beni takip etti, bir nevi hasta tasiyan ambulans gibi arkama takildi. Sonra onu bir daha gormedim :))

Ve start.. 120 milletten 35.000 katilimci kademeli olarak kosmaya basladik.. Gittikce azalan alkis, destekler, muzik sesi.. Gittikce artan ayak sesi, kalp ritmi.. Ama hic azalmayan onumdeki kalabalik 🙂

Babama Istanbul Maratonu`nda 10km kosarken yaptigim Pacer lik gibi, sol seridi kapatip onumde yavas gidenlere seslenerek yolumu acmaya calistim. Cok kisi gectim, gercekten cok, belki 3.000 kisi.. Bazen zigzag ciydim, bazen yolun kenarina ciktim, bazen sagdan kostum. Fazla efor harcadim, gereksiz mesafe katettim ve ritmimi duzenini bozdum. Bu tempo 10. km cibarina kadar devam etti..

Her km saatimin uyarilariyla siki takipteydim.. Ilk km yi bu kadar olumsuzluga ragmen 4.14 pace ile (yani km yi 4 dakika 14 Saniye ile) kosmusum. Nabzim dusuk, bacaklar biraz titrek ama her sey yolunda. Sagimiz solumuz festival alani. Her yer milletlerin bayraklariyla dolu. Bir tek Turk bayragi yok 😦 “Izleyen de Turk yok mu boyle bir organizasyonu” diyorum icimden..

Kosuya devam..

Tierre Garten dan geciyoruz, ayak sesleri hic azalmiyor. Isvicre, Danimarka ve Hollanda bayraklari agirlikta..Miami`den, Brezilya`dan gelenler var.. Hava guzel 13 derece civari, hafif ruzgar var ama canimi sikacak kadar degil. Gunes de cok fazla kendini gostermiyor.. Her sey ideal..

O da ne. Ayakkabi bagim cikmis! Tahminim 8. km y di. 4 dakikada 1 km. katettigim bir yarista, zaman hedefim varken, cok buyuk bir aksilik. Neyse ki kenara cekilip 10 saniye kaybedip yoluma devam ediyorum.. Canin sagolsun Umit..

Zafer Aniti, Kudamm, Potsdamer Platz vs. derken artik donus yoluna girdigimde kalabaligin yavasca azaldigini farkediyorum. Epey kisi gectim, bitmiyorlar 🙂

Berlin`i taniyanlar iyi bilir. Charlie Checkpoint (Eski Dogu – Bati Berlin arasindaki kontrol kapisi) onunde duran, ve fotograf cektirmek isteyenler icin turistik amacli askeri uniforma giyen sivil askerler vardir. Oradan gecerken formami goren asker bagiriyor “Turkiye, Turkiye” diye.. Selamlasiyoruz, ben yoluma devam, o isine devam..

15. km ye geldigimde saatime baktigimda hedefimin yaklasik 40 Saniye onunde oldugumu goruyorum. Ooo baya rahatim 🙂 (40 sn. nedir yahu bir sendelesem 10. sn geciyor zaten)

Iki tane su istasyonunda 3er yudum su almak icin duruyorum (susadigimdan degil, dehidrasyon riskine karsi). Onlar bile bana en az 10sn. kaybettiriyor. Olsun strateji bunu gerektiriyor. Yaristan once, daha once yaptiklarimin aksine, jel kullanmama karari aldigim icin cebime hurma atmistim. Onu parca parca goturuyorum, tam su istasyonundan once.. Su da karbonhidrati kana hizla karistiriyor..

17. km ye geldigimde muzik dinleyerek 2-3 km daha gecirmeye karar veriyorum. Hareketli 2 sarki beni 19. km ye tasiyor. Hedefimin 1dk. kadar onundeyim.. Muzigi kapatip artik son 2km de kademeli hizlanmaya baslayarak nefes ritmimi ayarliyorum.

Sag tarafta bir cift bagiriyor “Haydii Umittt”. Tanimiyorum tabi ki, ay yildizli formayi gorunce destekleyen bir Turk cift. Ne mutlu.. Selamlayip devam…

Son km de iyice hizlaniyorum, hala enerji var, hala guc var. Iyi hazirlanmisim, yarista kendimi kontrol etmisim, hersey de yolunda gitmis demek ki. Finis cizgisi 150 m kala ancak gorunuyor, cunku keskin bir donus sonrasi onunuze cikiyor. Tam 100m kala bir bakiyorum kizkardesim ve Direm, Turkiye Mercedes`tan arkadasim Ecem ile birlikte bana sesleniyorlar. Bu kalabalikta beni bulabileceklerini dusunmemistim dogrusu. El sallayip tempolarina karsilik veriyorum..

Finisten gecerken tabelada 1saat 33 dakika yaziyor ama ben yarisa gec basladigim icin surem 1.28. Yani 88 dakika.. garmin GPS Saatimi durduruyorum, kaydede basinca uyari veriyor: BEST HALF MARATHON RECORD!

Yaris sonrasi saatteki kosu verimi analiz ettigimde, neredeyse her km. yi ayni hizla gectigimi ogrendim, bu da enerjimi ne kadar optimum kullandigimi gosteriyor:

split
En onemli sutun avg. pace kolonu (Pace : 1 km yi kac dakikada gecitigimi soyluyor)

 

Yarisin oldugu parkur o kadar guzeldi ki, Berlin`i bu surede daha iyi gezemezsiniz. Bakiniz parkur :

berlin hm map
Kosu guzergahi Berlin`in bircok onemli yapisinin onunden geciyor..

 

Yaris sonrasi guzel bir esneme ile rahatlayip, kosuculara dagitilan alkolsuz birayla karbonhidrat yuklememi yapiyorum.

Madalyamizi aliyoruz :

Bir de sertifika veriyorlar :

IMG_0288
Yaklasik 35.000 kisi arasindan 883. olarak yarisi tamamlamisim

 

IMG_0293
Madalya isirma gelenegimizi surduruyoruz..)

 

 

Yaris sonrasi cimlerde biraz gevseyip, yaris kritigi yapmak kacinilmaz 🙂 Daha sonrasinda Alexander Platz a donup Vapiano`da Pizza yiyerek carbo yuklemeye devam ettik 🙂

IMG_0303
Gunun sonunda yorgun dusmus ekibimiz.. 🙂

Bu hikayeyi sayfalarca anlatabilirim, benim icin unutulmaz bir tecrube oldugu kesin. Elde ettigim dereceyle artik seneye Berlin Yari Maraton`una en on siradan baslayacagim 🙂

Berlin`de kosmak innailmaz bir tecrube, inanilmaz bir atmosfer. Tam bir senlik yeri her taraf. Kosunun basindan sonuna Kadar yalniz degilsin. Organizasyon sifir hata ile yonetiliyor. Onca kisi sorunsuzca yarisa baslayip sorunsuzca dagiliyor. Kendi adima uzuldugum nokta keske daha fazla Turk atleti gorebilsek..

Tabi ki her yaris sonrasi oldugu gibi bu yarista da bir tesekkur listem var:

  • Oncelikle hazirlik programimi hazirlayan ve yogun programinda elinde geldigince sorularimda bana destek olmaya calisan Tayfun Carli hocaya..
  • Beslenme sponsorum olan Herbalife`a..
  • Mercedes-Benz deki calisma arkadaslarima..
  • Berlin ofiste bana destek ve motivasyonlarini hic eksiltmeyen calisma arkadaslarima.. (muhtemelen bu yaziyi hic okumayacak, okusalar da anlamayacak olsalar da 🙂 )
  • Yarista beni tanimasalar da formami gorup Turkce destekleyen cifte ve Charlie Checkpoint onundeki Turk arkadasin motivasyonuna..
  • Yaris gunu finise girerken beni gorunce gayri ihtiyari sevinc cigligi atan ve beni kosu alanindan cikar cikmaz bulup sarilarak tebrik eden kardesim Zeynep`e..
  • Yaris sabahi yapmis oldugum tahinli pekmezli beyaz peynirli guzel kahvaltinin mimarlari Nur ve Direm`e
  • Yarista, parca parca isirdigim hurma icin bir kez daha Nur`a 🙂
  • Yaris oncesi destegi icin canim kardesim pilot Volkan Altunaý`a.
  • Hazirlik suresince surekli irtibatta oldugum maratoncu teyzem Gulcin`e..
  • Adim Adim ailesine ayri deginmem gerekiyor tabi ki.. Guzel mesajlarinizla enerjimi hep yuksek tuttugunuz ve bana guvendiginiz icin her birinize. Isim saymak mumkun degil ama hepimizin adina Memnune desem kimsenin itirazi olmaz sanirim 🙂
  • Kosularimiz sonrasi birbirimizi bilgilendirerek ve motive ederek hazirlik suresince disiplinden kopmadigimiz ve yaris gunu beraber kostugum Serdar Bey`e..
  • Istanbul`dan Berlin`e kalpten kalbe en hizli yol olan dualariyla hep yanimda olan anneme..
  • Sadece tecrubesiyle degil, beni taniyarak bilgiyi dogru zamanda dogru sekilde hatirlatan ve nasihatlariyla yarista hep rehberim olan babama..
  • Son olarak bana sosyal medya ve telefonlarla destek ve tebrik mesajlarini yollayan her bir arkadasima gonulden tesekkur ederim.

2017 yilinin ilk spor hedefine ulastim. Ama daha onemlisi cok keyif aldim..

Sporcu devsirmek yerine, yeni nesillerin spor motivasyon ve olanaklarinin arttirildigi, daha bilincli ve duzenli spor yapan, musabakalarda basari elde eden bir ulke olmamiz zor degil. Basari ancak kalici onlemler ve uzun vadeli yatirimlarla geliyor..

Sevgiler,

Umit

2017 Spor Hedeflerim: Ilk Durak Berlin Yari Maratonu..

Posted on Updated on

Merhaba,

Her takvim yilinin basinda o yila dair spor hedeflerimi belirleme gibi bir gelenegim var, bu yil biraz gecikmis olsam da artik sekillendigi icin bu yaziyi yazmak icin daha fazla gecikmek istemedim.

Berlin`de gecen 5 ay sonunda, artilariyla eksileriyle spora devam ettim. Soguk hava, yogun seyahat programim ve yerlesme surecindeki kayip zamanlar eksi hanesinde; parklar bahceler, toplum icindeki genel spor bilincinin yuksek olusu, yeni ulkenin yasattigi yalnizlik hissi ise spora yonlendiren artilar hanesindeydi.

Bu yil bitirmeyi hedefledigim 3 farkli kulvar belirledim:

  1. BERLIN YARI MARATONU (21K) – 2 Nisan
    • Dunyanin en prestijli yari maratonlarindan, yaklasik 30.000 kisi kosuyor ve soylenene gore baslangic ile bitis arasinda hic yalniz kalmiyorsun. Hem atletlerle hem de izleyicilerle yanyanasin, destek ve kutlamalar, festival havasinda seni hic yalniz birakmiyor. Asagidaki fotograftan atmosferi kestirmek mumkun :
BIG_05912013M1
Tierre Garten icinden gecen Kalabalik
  • Boyle kalabalik olunca, yarisa da oyle kafana gore baslayamiyorsun. Simdiye kadar sahip oldugun resmi en iyi yari maraton derecesine gore, yarista start aldigin nokta belirleniyor. Ben bu konuda biraz sanssizdim maalesef: soyle ki; daha once ciddi bir resmi yari maratonum olmadigi icin derecemi belgeleyerek on siralarda baslama sansimi kaybettim. Tek istisna gecen sene tamamladigim Ironman 70.3 yarisinda kostugum yari maraton mesafesiydi ancak o da 2km yuzme ve 90 km bisiklet uzerine kosuldugu icin gercek performansimin haliyle altindaydi (100 dk.) Yine de hic bir derece sunmamaktansa ironman yarisindaki derecemi  yaris komitesine sundum. Bu sayede 1.dalganin 3. sirasinda yarisa baslayacagim. Maalesef bu benim icin ilk km lerde bircok kisiyi zigzag lar cizerek gecmek anlamina geliyor ki; bana zaman kaybettirecek..

 

  • Berlin`in tercih edilmesinin bir diger sebebi de kuskusuz egimi olmayan duz bir parkur olmasi. Serin ve nemsiz havasi da hesaba katilinca kisisel rekor icin bu yuzden ideal bir parkur. Guzergah, sehrin en gorulesi merkezlerinden geciyor:
events_halbmarathon_assets_img_hm-16-streckenplan
Berlin Yari Maratonu Guzergah

2 aydir duzenli bir sekilde elimden geldigince bu yaristaki hedefim olan 90 dakika altinda (4´16´´ pace) kosmak icin tempo, interval ve uzun kosularla kendimi hazirlamaya calistim. Pace kavramini bilmeyenler icin: yari maratonu 90 dakika altinda kosmak, kosu bandinda yaklasik 15 km/s hizla 90 dakika kosmak anlamina geliyor..

Yaklasik 2 aylik hazirlik suresince ne yaptim?

  • Toplam 380 km kostum (onumuzdeki 10 gunde kosulacaklar haric)
  • Gunde ortalama 6,4 km kostum
  • 30 gun kostum (yaklasik her 2 gunde 1)
  • 25.000 kalori harcadim

Kalan son gunlerde de amacim 1-2 interval ve uzun kosu ile son haftaya hazir bir sekilde girmek.

Sonrasinda beslenmeye daha da fazla ozen gostererek, son gunlerde kilo almamak ve yaris gunune dinlenmis ve kondisyonu hazirlamis bir seviyede cikmak.

2) ISTANBUL MARATONU (42K) – 12 Kasim

  • Istanbul`u anlatmaya gerek yok sanirim 🙂 Katilimin son sene, ulkemizdeki kotu gidisat nedeniyle azaldigi, spor kulturunun hala belli seviyede olmamasi nedeniyle yarisanlari bircok zorlugun bekledigi, ozellikle 42km kosanlarin destek goremedigi, insaat alanlarindan gecilen, ilk bir kac km disinda yalniz, caresiz ve kimsesiz (eger destekleyen arkadaslariniz yoksa) kosulan bir maraton. Bir de uzerine zor parkur eklenince tercih edilmemesi cok normal bir hal aliyor 🙂
  • Ama… Bence Istanbul yeryuzundeki en guzel sehir olarak daha iyisini hakediyor, Kita degistirerek kostugunuz, tarihe taniklik ettiginiz anlamli bir parkur. Hele bir de benim gibi bu sehri ve bu ulkeyi seviyorsaniz, Istanbul`da 42km kosmanin anlami daha bir hissedilir oluyor..
  • Bir de kisisel yarim kalmis bir meselemiz var kendisiyle tabi:) 2015 maratonunu kosarken son km ye kadar planlandigi gibi giden maratonun 41. km sinde erken ve kontrolsuz bir depara kalkinca 42km sonunu az kalsin goremiyordum.. Bitmis kaslarima (teknik olarak karbonhidrat rezervi kalmamis..) sicak hava ve Sultanahmet yokusunu dusunmeden fazla yuklenince, bitis cizgisine metreler kala bacaklarim vucudumu daha fazla tasiyamamisti. Pes etmeyip finishi gecmistim ancak son 500m de cok zaman kaybetmis ve yaris sonrasinda da buyuk agrilar cekmistim. Asagidaki fotograf fikir verir :
    • 063.JPG
      42.km sonu insan duser mi? Duser..:) Yine de muhim olan dusunce kalkabilmek..
    • Kostugum iki maratonda sirasiyla 3 Saat 45 dakika ve 3 Saat 43 dakika ile yarisi tamamladim. Bu sefer onumde hep hedefledigim 5´00´´ pace ile yani 3 Saat 30 dakikada 42km yi tamamlamak var.
    • Bu yuzden, pek cogunuzun tanidigi maratoncu teyzem, Eker I Run kosucusu, Gulcin Ayse Atay le Istanbul Maraton`unda birlikte 42km  kosmaya karar verdik.
    • Kasim ayinda Istanbul Maraotnu ile yarim kalan hesabimi kapatacagim.. Daha guclu, daha tecrubeli ve daha temkinli bir atlet olarak daha bilincli hazirlanarak finishi saglikla ve 3,5 saat altinda gecmeyi hedefliyorum.

3) Gelibolu Orta Mesafe Triatlonu – 17 Haziran

Ironman olup da triatlon olmadan bir yil gecirmek olmaz 🙂 Bu sene en azindan gecen sene Antalya`da yaptigim mesafeyi bitirebilecegim bir yaris hedeflemistim. Ulkemizde ilk defa duzenlenecek olan Gelibolu Orta Mesafe Yarisina katilmaya karar verdim. Tarih 17 Haziran. Yaris ile ilgili henuz cok detayli bilgim olmadigi icin sonraki yazilarimdan birisinde daha detayli bir blog planliyorum. En azindan yarisin duzenledigi yarimadanin manevi degerinin bile baslica bir tercih nedeni oldugunu soyleyebilirim. Bu yarista da Antalya`da oldugu gibi 2km yuzme, 90km bisiklet ve 21km kosu parkuru yer aliyor. Eger basarabilirsem gonlumden gecen sure bu sefer 5 saatin altina dusurmek (Antalya`da 5 Saat 13 dakikada yarisi bitirmistim)

Kisacasi 2017 yaris plani tablom ekteki gibi :

Capture

Mutlaka bu tablo disinda ufak bir cok yarisa katilacagim ancak koydugum 3 buyuk hedefin ozelligi, basarilmasi halinde simdiye kadarki en iyi derecelerim olacak olmalari. Bu bakimdan uc hedef de zorlayici olacak.

2017 senesinin acilisini yaptim bu yaziyla, gelecek yazilarda daha bilgilendirici yaris raporlari ve detay analizlerle yeniden birlikte olacagiz 🙂

Not : Bu amator, kisisel blog sayfasi bile neredeyse 10.000 ziyaretciye ulasmis; bence spor bilinci ve merakinin Turkiye`de artmaya basladiginin somut bir gostergesi..

Sevgiler,

Umit

Gloria Ironman Belek Yaris Raporu

Posted on Updated on

 

Merhaba,

Kariyerimde bir firsati degerlendirmek icin Berlin´e yerlestigimden raporu yazmaya ancak vaktim oluyor. Kaldigim otel odasinda Cuma aksami bu yaziyi yazmaya karar verdim. Dun bu sehirdeki ilk kosumu yaptim bile 🙂 Hafif tempoda 10km kostum.. Ancak o kadar soguktu ki cok da keyif alamadim..

Berlin sehir olarak triatlona cok musait gorunuyor. Her yer bisiklet parkuru, her yer park, her yer havuz. Havalar isinip da bahar geldiginde umarim daha guzel olacak:)

Yarisa gececek olursak..

21 EKIM CUMA

Cuma aksami 16:20 ucagiyla Antalya´ya ucarak basladi maceram. Aslinda ucakla birlikte goturmek icin Ironman Seha Ozden´ den aldigim bisiklet cantasi hazirdi ama, bisikleti hazirlamak gozumde cok buyumustu. Yarisa katilan ve calistigim sirkette eskiden yoneticilik yapmis Bahattin Kilicaslan´in aracinda yer olmasi sayesinde bisikletim karayoluyla Cumartesi sabahi ulasacakti Antalya´ya.

Organizasyonun anlasmali otellerinden nispeten uygun fiyatli bir otelde kaldim. Otel hakkinda yorum yazmayacagim. Otelin yemeklerini bilmedigim icin aksam yemeginde riskten uzak bol karbonhidrat iceren patates makarna gibi besinler tukettim.

Ertesi gun yani cumartesi program cok yogundu. Ironman´in her katilimciya gonderdigi rehberdeki adimlari bir bir yapacaktik. Planlamayi yapip erken saate kurdum alarmi. Heyecanimi bastirabildigim icin derin bir uyku oldu.

22 EKIM CUMARTESI

Yaristan bir gun once insan dinlenir degil mi 🙂 Maalesef oyle olmadi, o kadar yogun bir program vardi ki, nereden katildim bu yarisa demek uzereydim gun bittiginde 🙂

  • Saat 10:00

Gloria Sports Arena´da kayit olduk. Daha sonra da yarisin bitecegi atletizm sahasinda kurulan standlardan yaris kitlerimizi aldik:

IMG_0501.JPG
Kayit olan herkesin isminin yazdigi bir duvar yapmislar, ismimi bulmak kolay olmadi..

 

  • Saat 11:00

Teknik Komitee toplantisina katildik ve bilgilendirmeleri dinledik. Bir suru kural var. Mesela onundeki bisikletle aranda en az 12m olacak. Eger gecmek istersen 25 sn. icinde gececeksin,bisiklet saglamak diskalifiye sebebi olacak, sari kart goren degisim alanindaki cadirda bekleyecek vs… Her yeni kuralda stresim artti..

  • Saat 12:00

En buyuk korkum lastik patlamasiydi. 3 defa hem on hem arka lastigi degistirme provasi yaptik. Bisikletin selesinin arkasina birisi ilave su digeriyse lastik kitini icine koymak uzere iki suluk monte ettik. Bir de uzerine aerobar in acisini vucuduma uygun hale getirdik. Aerobar: uzun mesafelerde kollari dayayarak ruzgar direncini en aza indirdiginiz ve kollari dinlendirmeye yarayan, bisiklet gidonuna monte edilen parca. Bir de lastik basinclarini kontrol ettik. Sevgili kardesim Emre Ozalp sagolsun hepsi sorunsuz halloldu..

  • Saat 14:00

Yaristan once bacaklari ve kollari biraz calistirmak ve biraz da parkuru gormek gerekiyordu. Bisiklete atlayip dogru yarisin start alacagi Gloria Serenity´e denizde kulaclamaya yola ciktik. Hem bisikleti 5km surme firsatim oldu hem de denizde 500m kulac atma..

  • Saat 18:30

Ironman organizasyonlarinda bisiklet ve degisim cantalarini yaris alanina bir gun onceden birakiyorsunuz. Kosu cantasi (kirmizi), bisiklet cantasi (mavi) ve Yaris sonrasi esyalarinizin oldugu Beyaz cantanin her birini ozenle hazirladim. En sonunda bisikleti de alana teslim ettim. Bisiklet ve kaskin uzerine verdikleri yarisci numaralarimizi da yapistirdik. Emre´yle aramizda bisikleti teslim ederken komik bir diyalog gecti:

Emre: Abi birsey dicem

Umit: Soyle kardesim

Emre : Abi yanlis anlama buradaki en dandik bisiklet bizim

Umit: Olum madem oyle neden aldirdin bu bisikleti bana

Emre: Abi o paraya en iyisi oydu :))

Sanirim bu diyalogu desteklemesi icin degisim alanindan bir fotograf faydali olacaktir:

DSCN8606.JPG
Bisikletleri gorunce moralimiz bozuldu :))

 

Gunun sonunda otelde guzelce karnimi doyurup odamda dinlenmeye gectim. Artik uyku vaktiydi. Bundan once kostugum iki maratonda heyecandan uyuyamamistim. Neyse ki Bunda oyle olmadi.. 4-5 Saat kadar uyudum ki bana yetti…

23 Ekim PAZAR

Dile kolay, 6 aydir hazirlaniyordum, haftasonu gece gunduz demeden. Sabah 05:30 da kalktigimda yaris taytim ve tri suitimi giyip disari adim attigimda (kahvalti yapmak icin disariya cikmak gerekiyordu) vucudumun titredigini farkettim, sonra asil sebebin soguk degil heyecan oldugunu farkettim. Karanlikta yururken hayal kurdum, bugun o gundu!

Kahvaltida olabildigince yagsiz bol karbonhidratli ve lifsiz gida tuketip, cok da mideyi rahatsiz etmeyerek bizi alana tasiyacak otobuslere bindik.

Emre ve Bahattin Abi ler de Sabah benim otele gelip kahvalti yaptilar ve oradan birlikte Yaris alanina Transfer otobusleriyle hareket ettik. Gun agarmamisti ama otobus doluydu. Deliydik biz.. Otobuste kol ve bacaklara numaralarimizi yapistirdik.

Alana vardigimizda Saat 07:00 yi gecmisti bile.. Hizlica bisikletlerimizin son kontrollerini yapip, bisikletin kadrosuna bir iki cikolata ve jeli hafifce yapistirdim ki yarista cikarmakta zorlanmayayim. Denize dogru yurumeye basladik Bahattin Abi ile.. Bahattin Abi´yi oglu destekliyordu beni de Emre yalniz birakmadi.. Biz onde, destekcilerimiz arkada sahile geldik..

Hava cok idealdi. Ruzgar olmadigi icin dalga da yoktu. Nem fazla degildi.

DSCN8542.JPG
Yarisa 10dk. kala. Ayak bileklerimizde cipler de tamam, haziriz galiba!

 

DSCN8548.JPG
Onceki Turkiye Federasyon yarislarinin tersine cikislar kontrollu ve fasilali yapildi. Ayrica herkes tahmini suresine gore siralandi. Bu yuzden bu kez yuzme etabinda darbe yemedim :))

Yuzme etabi 1200m lik bir tur sonrasi sudan cikip tekrar girdikten sonra 700 m lik bir ikinci turu tamamlayarak bitiyordu. Sudan ciktigimda saat 38 dk. gosteriyordu:

dscn8555
Sudan ciktigimda sure 38 dk yi gosteriyordu. Gozlugum su alir diye cok korkmustum ama olmadi neyse ki 🙂

 

 

dscn8574
Sudan cikip bisiklet degisim alanina gitmek icin otelin lobisinden geciyorsunuz. Guzel dusunulmus ancak mesafe cok fazla 🙂 Gozluk ve boneyi de hemen cikarmisim 🙂

 

Bisiklet degisim alanindan cikarken onumde bisiklete binmeye calisan arkadas dustu. Neyse ki sonra hizla toparladigini gordum. 90 km lik pedal basliyordu simdi..

DSCN8582.JPG
90km lik uzun yolculuk basladi.. Emre bagiriyordu “abi yuksek kadans”

 

Bilmeyenler icin; Kadans : dakikada pedal cevirme sayisi. Bu sayiyi ne kadar optimum tutarsaniz bacaklariniz o kadar az yorulur. Bisikletin pedalina monte ettigim ve saatimle uyumlu sensor sayesinde kadansimi yaris boyunca takip ettim. Ortalama 90 ile surdum.

Bisiklet parkuru genel olarak duz ve guzel zemindeydi. Daha onceki yarislarim aksine bisikleti patlatacak bir kisim yok denecek kadar azdi. Ilk 20km yi 35km /s ile gecsem de sonradan , yurtdisindan siparis ettgim icin yarisa zor yetisen bu yuzden de cok test etme sansim olmayan taytim bacaklarimda yara yapinca seklimi bozmak zorunda kaldim. Bir de yarisin ikinci kisminda ruzgar cikinca ortalamam 33km/s ortalamaya geriledi.

img_0621
85.km civari. Otoban donusu, Belek merkezinden Gloria Serenity otele giden yol..

 

Bisiklet parkurunu 2 Saat 44 dakikada bitirdim. Bu benim icin rekordu, daha iyi de olabilirdi ancak bahsettigim bisiklet kalitesi, ekipmanlari cok deneme firsatim olmayisi ve kosuyu dusunmus olmam nedeniyle eforumu %90 seviyesinin altinda koruyunca, olabilecek en iyi hizi yaptigima inaniyorum. Bisiklet parkurunda 30. ve 60. km lerde gida takviyemi yaptim. Her 5 km de bir hatirlatma sayesinde su icmeyi unutmadim. Boylece kaslarimin ihtiyac duydugu besinleri dogru zamanlarda vucuduma soktum.

Yaris kurallarinda uzerinde onemle durulan draft ve bisiklet sollama kurallarina maalesef cogu bisikletci uymadi ve sanirim bu yaptiklari yanlarina kar kaldi. Birbirlerinin arkasinda giderek ruzgar direncinden kurtulan bisikletlilerin yaptigi sporcu ahlakina yakismiyor.

90km. bitip de bisikletten inince dizler once bir afalliyor..

DSCN8613.JPG
Bisikleti birakip kosu ayakkabilarimi giymeye giderken kilitli pedal ayakkabilarini elime alarak zamandan tasarruf ettim 🙂

 

Kosuya basladim..

DSCN8614.JPG
Bisikletten inince ilk km. her zaman zordur.

 

Saatin ilerlemesiyle ogle vaktine denk gelen kosu biraz zor oldu. Bir zorluk da Gloria otellerinin icindeki parkurda asfalt, beton, toprak, cimen gibi farkli yuzeylerden geciyor olmamizdi..

Yuzmede ortalamanin biraz uzerinde cikip, bisiklette az kisi tarafindan gecilip cogu kisiyi gecmisken, kosu boyunca bir tek kisi beni gecmedi ve ben surekli birilerini solladim.. Triatlonun guzelligi diye dusundum sonra.. Birseyi iyi yapmak yetmiyor, 3 seyi birden iyi yapmalisiniz..

 

DSCN8635.JPG
Bir gun once yuzme parkurunu gezerken denk geldigim bir arkadas beni kosuda farkedince birlikte kosalim mi dedi. Ben de olur dedim, birbirimize destek olarak 14.km den 20.km ye kadar birlikte kostuk.. Sortum deniz tuzundan renk degistirmis resmen :))

 

Son 700 m Gloria Sports Arena ya girisi gorunce depara kalktim. Cok emek vermistim, hem mutlu hem de hizli girmeliydim bitis cizgisine..

IMG_0595.JPG
Kalabaligin destegi ve ismimin anonsunu duyunca tuylerim diken diken oldu.

21km lik kosu etabini 1 Saat 41 dakikada bitirmistim. Toplam sure ise asagidaki fotografa yansidi..

 

IMG_0597.JPG
5 Saat 13 dakika ile yarisi tamamladim..

 

 

DSCN8653.JPG
Yaris sonrasi simarmak bizim de hakkimizz :))

Saatim 5.500 kcal yaktigimi soyluyordu. Bacaklari iyice esnettikten sonra beni karsilamaya gelerek surpriz yapan diger arkadaslarimin yanina giderek cimlerin uzerine biraktim kendimi..

img_0608
Emre ile hatira fotografimizi da atlamadik 🙂

 

Yaris dereceme ait tum detaylara ekteki baglantidan ulasabilirsiniz:

 

http://eu.ironman.com/triathlon/events/emea/ironman-70.3/turkey/results.aspx?rd=20161023&race=turkey70.3&bidid=335&detail=1#axzz4P5MmXEIN

Ayrica saatimin kaydindan da her bir asamanin detaylarina asagidaki garmin baglantisindan ulasmak mumkun:

https://connect.garmin.com/modern/activity/1435228051

Bu hayalimi gerceklestirmemde emegi olan cok kisi var, musadenizle onlara bir tesekkur etmek istiyorum.

  • Oncelikle bana sponsor olan sirketim Mercedes-Benz Turk`e ve bana inanan degerli yoneticilerime tesekkur ederim, ilk ironman 70.3 yarisimda Mercedes markasini elimden gelen en iyi sekilde temsil ettim-
  • Ironman hazirligi konusunda ilk gunden bu gune kadar paha bicilemez bilgiler veren, uzerimde giydigim tri suit ten bisiklet cantasina kadar bircok fiziksel ihtiyacima bile destek olan Ironman Seha Ozden´e
  • Pamukkale Universite Makina Muhendisliginde okuyan ve yaris boyunca benden destegini esirgemeyip beni hep motive eden bisiklet konusunda uzman kardesim sevgili Emre Ozalp´a
  • Forma baskisi konusunda yardimci olan Serhan Tengiz kardesime
  • Bu hazirlik boyunca beni motive edip bir an olsun bana olan inanclarini yitirmeyen Florya Caylaklar grubuna
  • Yokuslariyla, yumusak zeminiyle, bol oksijeniyle beni bu yarisa hazirlayan Florya Ormani´na 🙂
  • Her Pazar sabahi bisiklet icin ciktigimda uzerime surup beni kamcilayan otobus soforune:)
  • Nadir de olsa Yesilkoy sahilinde kosarken pesime takilarak “interval antrenmani yapmami “saglayan kopeklere:)
  • Guney sahillerini gezerken bile antrenmandan geri kalmayayim diye her gun beni 40dk. bekleyen Mustafa Kesmen kardesime (2km yuzmem yaklasik 40dk suruyor 🙂 )
  • Her sabah ” dun su kadar yuzdum, bugun bu kadar koscam, haftasonu su kadar bisikletim var”diyaloglarini sikilmadan bikmadan dinleyen ofis arkadaslarima.
  • Onca yolu usenmeyip arac kiralayip da benim finish ime yetisen canim kardesim Volkan ve esi Evsen´e
  • Ama en onemlisi hep yanimda olan aileme..

Tesekkur ederim..

Son olarak haftaya Istanbul Maratonu´nda kosacak tum arkadaslarima basarilar diliyorum.

 

Ben kis mevsimini Berlin´de yuzmemi gelistirerek ve soguk hava elverdigince kosarak gecirip, bahar ile birlikte bisiklet antrenmanlarima da kaldigim yerden devam etmeyi planliyorum.

Yani bu daha baslangic..

O yuzden bu yazimi cok sevdigim bir sozle bitirmek istiyorum:”Bitirmem mucize degil, asil mucize baslamak icin gosterdigim cesaret”

Berlin´den sevgiler.

IRONMAN!

Kuşadası Olimpik Triatlonu 2016

Posted on Updated on

23 Eylül Cuma akşamı 2 triatlet arkadaşımla beraber gece yola çıkarak başladı yarış macerası. Sabah Kuşadası merkezine vardığımızda gözümden uyku akıyordu. Arkadaşlarım Adnan ve Marten şehir merkezine yakın oda tuttukları için onları orada bırakıp, ben çocukluğumda ailece tatile gittiğimiz Güzelçamlı’daki Askeri Kamp’ta konaklamaya geçtim.

Yıllar sonra burayı görmek hem dinlendirici hem de duygu yüklü bir deneyim oldu benim için:

IMG_0062.JPG
Güzelçamlı Askeri Kampı

 

Yarış öncesi böyle sessiz ve huzurlu bir yerde konaklamak iyi gelir diye ummuştum ama pek de öyle olmadı. Eski günler aklıma geldi, zaman çok hızlı geçiyor. Her neyse, bu yazının konusu olmadığı için esasa dönelim 🙂

Hava çok rüzgarlı ve deniz o kadar dalgalıydı ki sonraki gün nasıl yüzeceğimi kara kara düşünmeye başladım:

IMG_0063.JPG
Yarıştan bir gün önce denizdeki dalga beni düşündürdü..

Cumartesi günü karbonhidrat yüklemesi yaparak (makarna ve pizza ile), teknik komitede yarış hakkındaki detayları dinleyerek ve akşam arkadaşlarla sohbet şeklinde geçti. Yarış alanına 30km mesafede olmanın bedeli az uyumak ve yorgunluk oldu maalesef.

YARIŞ SABAHI:

Sabah 5:45 te kalktığımda hava karanlıktı ve dün geceden aldığım sandviç ve muzu yiyip hızlıca tri suit imi giyip odadan ayrıldım. Dalga yoktu ama hava çok serindi.Araçla Kuşadası merkeze yakın bir yere aracı parkedip kalan noktaya bisikletimle ulaştım. Böylece yarış sonrası trafiğe kapalı alanda kalmayıp beklemeden İstanbul’a dönüşe geçebilecektik.

Saat 07:45 itibariyle değişim noktasında tüm eşyalarımı yerleştirdim. Kask, bisiklet, koşu ve bisiklet ayakkabıları, enerji jeli, çorap, küçük ayak havlusu (denizden çıkınca kurulamak için), yarış gözlüğü.. Sonra da beklemeye koyulduk arkadaşlarla..

Yarış öncesi en çok düşündüren durum bisiklet parkurunun son anda değişmiş olması ve inişli çıkışlı, mazgalların olduğu, ondulasyonlu yüzeyli ve dar yollardan geçtiğiniz bir parkur olmasıydı. Tecrübeli triatletlerden Duygun’un tabiriyle teknik bir parkurdu. Bu durumda ben bisikletimi fazla sınırda sürmeyecektim. Lastik patlama riskini göze alamazdım.Yarış mesafesi 1,5km yüzme, 40km bisiklet ve 10km koşudan ibaret olduğu için bisiklet sonrası koşuyu da düşünmek gerekiyor tabi.

YARIŞ:

Yarışı olabildiğince görsel paylaşarak anlatmaya çalışacağım bu hem yazının sıkıcı olmasını engelliyor hem de okuyucunun triatlona olan ilgisini arttırıyor..

Saat 09:10 gibi deniz kenarında yerimizi almaya başladık. İsimlerimiz sırayla anons ediliyordu. Sonrasında adımızı görevlinin tuttuğu listede işaretleterek deniz kenarına geçtik.

IMG_0067.JPG
Yarış Öncesi Suya Alışma ve Gözlük & Bone Hazırlığı

 

IMG_0076.JPG
Heyacan dorukta 🙂

Saat 09:20 gibi yarış başladı. İlk çıkanlar arasında olmadım ama en arkada da kalmadım, yaklaşık 10 m suda koşmaya çalıştım, sonrasında da suya dalıp 1500 m lik kulaç yolculuğuna başlamış oldum 🙂

Çıkışta ilk 200m boyunca yediğim tekme ve tokatları, ilk dubadan dönerken ensemden asılıp önüme geçen triatleti (numarasını göremedim yoksa biliyorum ben napcamı :)) ) ve son 300m de çıkan dalga nedeniyle yuttuğum suları saymazsak herşey yolunca geçti. Bir de sudan çıkarken ayağımın kayıp sendelediğimi de eklemek gerekiyor gerçi :

IMG_0101.JPG
Yarışta herşey toz pembe olmuyor tabi..

 

FullSizeRender.jpg
Neyse ki toparladık:) Süre 29 dk yı gösteriyordu, saati transition (yüzme-bisiklet geçişi) moduna alıp yola devam ettim..

 

IMG_0106.JPG
Kaskı ve gözlüğü tak, ayağı kurula, çorabı giy, bisiklet ayakkabılarını giy, bisikleti al ve yola çık 🙂

 

IMG_0152.JPG
Bisiklet parkuru 8 x 5km şeklinde toplam 40km olarak planlanmıştı (Yarış sonunda satimden aslında 38km olduğunu farkettim

3.turda keskin virajlardan birisine geldiğimde biraz hızlı girdiğimi farkettim, tam o sırada da önümdeki bir kadın triatlet gidonu sola kırınca az kalsın çarpışıyorduk. Ben kendi hatam adına dönüp özür dileyerek pedallayamaya devam ettim.

IMG_0153.JPG
Virajlar keskin ve tehlikeliydi

 

 

 

IMG_0127.JPG
Virajlardan sonra  hızımı yenden kazanmak için ayakta bir süre pedalladım

 

Yokuşlarda herkesi geçtim, inişlerde henüz tecrübeli olmadığım için temkinli olmak adına fren yapınca hızlı gruplar beni geçti.

Bisikletten indiğimde süreye baktığımda 30,4 km/s ortalama hız gösteriyordu. Hedefimin üzerinde olduğu için memnun oldum.

 

IMG_0181.JPG
Bisikleti bırakıp ayakkabıları değiştirmek 45 saniyeme malolmuş:)

 

IMG_0186.JPG
Koşuya başlarken saati koşu moduna aldık. Devam..

 

IMG_0193.JPG
4 tur git-gel şeklinde 10km lik parkurda hafif yokuşların da olduğunu göz önünde bulundurursak 43 dk ile bitirdiğim için mutluyum.

 

IMG_0219.JPG
Yarışı 2 saat 29 dakika ile bitirerek ilk olimpik triatlonumdan istediğim tecrübeyi edindim.

 

IMG_0220.JPG
Kuşadası’na birlikte geldiğim arkadaşım Marten benden 30 saniye önce finişe gelmiş ve beni bekliyordu 🙂 Yaş grubumda (30+) 13. olmuştum.

 

capture
Yüzme, bisiklet ve koşu parkurlarının kuşbakışı görüntüsü. Yükseklik kazanımı ve diğer detayları merak edenler her zaman benimle iletişime geçebilirler.

 

23 Ekim’de Gloria Ironman 70.3 öncesindeki son yarışımdı Kuşadası. Arkadaşlarla yorucu ama keyifli bir haftasonu geçirmemize vesile oldu.

Dönüş yolu tam bir çileydi. Akıllı adam işi değil Kuşadası’na direksiyonla gelip yarıştıktan sonra tekrar dönüşe geçmek :)) Şaka tabi, bitiş çizgisinin verdiği haz her türlü zorluğa değer.

Sonraki yarış belli. 23 Ekim’de Gloria Ironman’de çok daha zorlu bir sınav var. O zamana kadar görüşmek üzere.

Sevgiler,

Ümit

Triatlon federasyonu sorumluları ve yarışın sorunsuz geçmesini sağlayan tüm gönüllülere buradan kendi adıma teşekkür ederim.

Fotoğraflar için beni desteğe gelip yalnız bırakmayan Emre’ye ve bilgisini esirgemeyen Seha Abi’ye bir kez daha teşekkür ederim.