mercedes-benz

Maraton deyip de gecme..

Posted on Updated on

Merhaba,

Simdiye kadarki surecte ya bir yaris raporu ya bir analiz ya da bir hazirlik takvimi paylastigim blog sayfamda bugün maratonun biraz daha felsefi yanina deginecegim.

Maratonu farkli ve vazgecilmez kilan nedir, insanlarin tutkuyla baglanmasinin arkasinda yatan sebepler nelerdir gibi..

Uzun mesafe kosucusu olmak baska birseydir. ‘Ben maraton kosacagim’ demek cesaret ister. Yürek ister. Aklina hükmedebilmek, bacaklarina söz gecirebilmek öyle kolay degildir.

Kosmamak icin bahane ararsan coktur, motivasyon ise neredeyse yok..

Kendini bu ise resmen adarsin. Gecen gunduzun kalmaz. Her antrenman bir yaristir, ama hep kendinle yarisirsin. Sabah, aksam demeden; soguk, sicak demeden; yagmur, camur demeden yuzlesirsin kendinle.

Mesafeler acimasiz, yolun uzundur. Yokuslar zalimse sen de zalimlesirsin, hava kotuyse karartirsin gozunu, dertliysen o gun asfalt ceker acisini.

Is hayati, sosyal hayat, kisisel gelisim, arkadaslarin.. Hayat devam eder, onlara da yetisirsin bir yandan. Ama bitis cizgisinden gectigin ani hayal eder durursun hep.

Yarim kalmis hesaplarini kaparsin kosarken ya da yeni hesaplar acarsin. Ic sesin alir goturur seni hep bir yerlere.

Yolun sonu yolun basidir. Her seferinde baska bir sen olarak baslarsin kosmaya. 

Bu yuzden yalnizdir maratoncu. Uzun mesafecinin yalnizligini ancak bir baska uzun mesafeci anlar.

Bacaklari tukenirse kollari durmaz, kollar biterse beyin alir sazi eline, beyne hukum gecmezse yuregiyle kosar. Ama kosar.. 

Deli dana gibi degil, disiplinle kosariz biz.

Her yaris bir stratejidir: nabzimizi, hizimizi, rakibimizi, durusumuzu, enerjimizi, hedefimizi surekli gozlemler, sag duyuyla kosariz.

Parkuru, cevreyi, havayi yani her seyi hesaba katariz. Bu Taktik savasindan galip cikmak icin önce maratonun ne oldugunu iyi idrak etmek gerekir.

Sadece bacaklariyla maraton kosacagini sananlar büyük yanilgi icindedir halbuki:

Maratonu ozetlemek isterseniz her bolümü ayri degerlendirmeniz gerekir. Cünkü her mesafede farkli bir mücadele farkli ögretilerle, farkli zorluklarla cikar karsiniza:

  • Ilk 10 km si keyiftir, maratonun. Uyum saglama, gozlemleme, Dogru nefes ritmini yakalama, ani yasamak ve güzellikleri tecrübe etme yeridir.

0-10 arasi “Heyecan” götürür seni..

  • 10-20 arasi kontroldür, disiplindir. Azicik böbürlen, azicik havalara gir bak ne oluyor sonrasinda.. Eger iyi hazirlandiysan, antrenman sayesinde öyle havali havali, gögsün dimdik devam edersin asfaltta. Kortejin de saglamdir, durusun da. Ama aslinda firtina öncesi sessizliktir.

10-20 arasi “Bacaklar” götürür seni..

  • 20-30 arasi yüzlesmedir, oyunun geri kalanina meydan okudugun kisimdir. Bacaklar titremeye baslar, tereddütler hasil olur. Terler akar, susarsin, düsünürsün. Dislerini sikarsin, gozlerini kisarsin olmaz. Onundekinden sagindakinden guc alirsin, yetmez. Bacaklarina destek lazimdir. 

20-30 arasi “Kollarin” götürür seni..

  • 30-40 arasinda baska boyuta gecersin. 30 duvariyla tanisirsin. Fizyolojik olarak buyuk ihtimalle tukenmek uzeresindir. Yedek depo uyari sinyalleri gönderir durur beynine. Aci cekersin, birakmayi düsünürsün. Ya da yavaslamayi. Pes etmeyeceksen eger tek bir sansin vardir, o da beyne hükmetmek. Bacaklarin feryatlarina kulak vermemek.

30-40 arasi “Beyin” gotürür seni..

  • 40-42,19 arasi mi? Bu kisima cogunluk gecemez. Gectiysen eger mental sinavi verdin demektir. Hayal edersin sadece. Son enerjini dolan gözlerin besler, kosmak degildir aslinda, uykudan uyanma fazidir. Ama yepyeni bir insan olarak, bambaska bir sen kesfedersin icinde. Kabusun rüyaya, acinin gurura dönüstügü yerdir burasi.

40-42,19 arasi “Yüregin” götürür seni..

30ncu kilometrede bir maratoncu gorurseniz destekleyin onu. Sessizce ve tepkisizce izlemeyin donuk bakislarla. Tempo tutun mümkünse, alkislayin, bagirin cagirin. Formasinda yazan ismiyle hitap edin, tanimaniza gerek yok. Gözlerinin icine bakin ve inandiginizi hissettirin. O bakis karsiliksiz kalmayacak ve siz ne yaptiginizi o an daha iyi anlayacaksiniz.

Cunku kosmak sadece kosmak degildir..

Öyle havali, kafiyeli bir söz olmasa da benim icin hayati deger tasiyan bir ögreti ile bitirecegim bu yazimi. Bu sene kaybettigim rahmetli dedem, Köy Enstitüsü mezunu Emekli Ögretmen Ibrahim Atay bir gün Sultanahmet`teki evimizin balkonunda bana söyle demisti:

“Zor isler lezzetlidir, evlat.”

Bu sözü söylendigi yerde, Sultanahmet`te yasamak üzere, 12 Kasim`da düzenlenecek olan Istanbul Maratonu bitis cizgisinde görüsmek üzere.

(Süre hedefim ve teknik detaylar ile ilgili bir yazimi Eylül ayi icinde yazacagim)

Sevgiler,

Ümit

 

Reklamlar

Berlin Yari Maratonu Yaris Raporu

Posted on Updated on

Merhaba,

Kapak fotografindaki sure hikayenin de baslangici aslinda.. 21km yi 1 Saat 30 dakikanin altinda kosabilir miyim ?

++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

2017 yilinin ilk yaris raporuyla karsinizdayim. Her zamanki gibi gorsel olarak zengin, yazili detaya fazla girmeden sizleri bilgilendirmeyi amacliyorum. Yazi hem bireysel performansima ve hikayeme ait detaylar, hem de Berlin Yari Maratonu`na dair genel gozlemlerimi iceriyor:

Berlin Yari Maratonu ile , buraya yerlestikten sonraki 6. ayimda, yurtdisindaki ilk resmi yarisima katildim.

Daha once resmi olarak 2 maraton (42km), 1 kere yari maraton (21k), 2 kere de 10Km kosmustum. (Triatlon musabakalarini haric tutuyorum). Daha onceki yazilarimda belirttigim gibi hedefim yari maratonu 90 dk. altina cekebilmekti. Hayatimda yaristigim ilk resmi yaris Halic Yari Maratonu ve derecem 112 dakikaydi.

HAZIRLIK:

Kisin soguk havayi firsata donusturerek Kasim ve Aralik aylarini spor salonunda vucut guclendirmeye ayirarak gecirdim. Daha onceki bir cok yarista vucut posturumun yarisin sonlarina dogru bozuldugunu ve bunlarin agrilara neden oldugunu hatirliyorum. Yuksek agirliklarla calismak yerine, daha hafif agirliklarla ama daha sik calisarak ust govdeyi guclendirdim. Ocak ayinin sonlarina dogru da kosu antrenmanlarimi kademeli arttirdim.

Kosu programimda genelde 4 tip kosu vardi:

  • Tempo
    • Yaristaki hedef hizimin bir miktar altinda, 1 saat boyunca devam ettirebilecegim siddette antrenmanlar
  • Uzun
    • 21k mertebesinde, tempo kosularin bir tik altinda, uzun mesafe calismalari
  • Interval
    • Belli mesafe araliklari arada kisa dinlenmelerle tekrarlayarak yapilan, siddeti en yuksek olan kosular (Ornek : 6 defa 800m`yi 90% siddetle kosmak)
  • Jog
    • Genelde zorlayici kosulardan sonra vucudun toparlanmasini saglayan cok yavas kosular

Hazirlik donemi boyunca yaptigim kosulara ait istatistik asagidadir;

Capture
Hazirlik Istatistikleri : Rakamlarla (Ocak – Subat Toplami)

 

Tablo kendini anlatiyor ama kisaca; 350 km mesafeyi, 23.000 kalori yakarak, 2.000 m tirmanip, ortalama 154 bpm nabizla tamamladigim 38 adet kosu antrenmanim olmus.

Yarisa hazirlik nedeniyle hep yaptigim gibi, ozellikle son haftalar boyunca protein ve karbonhidrat bazli beslendigimi, alkolden uzak durdugumu, sivi tuketimime ozen gosterdigimi belirtmekte fayda var. Bir diyet uzmani degilim ama okuyup, arastirdigim ve danistigim kadariyla bunlara dikkat edilmesi gerekiyor.

Evimin yakinindaki Volkspark kosu icin gayet uygundu. Zemini toprak & cakil karisimi, cevresi yesillik ve agaclarla cevrili, cok ufak tefek de olsa inis cikislari olan, bir turu yaklasik 3km lik bir parkur:

16427661_10158131707465065_6580603710808081842_n
Soguk kis gunlerindeki antrenmanlardan birisi..

Hazirlik surecini cok da uzatmak istemiyorum. Durust olmak gerekirse isin zor tarafi burasi. Is disinda vakit ayirip, sakatlanmadan, mesafeleri arttirarak, dogru beslenerek hedefe ilerlemek kolay is degil. Hele spor sizin icin meslek degil hobiyse, hic bir zaman birinci onceliginizde olmuyor. Yine de sonunda yasaginiz hedefe ulasma duygusu herseye degiyor bence:)

Yaristan bir gun once fuar alanindan yaris kitlerimizi alirken, bu hazirligin herseye degdigini anlamaya basliyorsunuz:

IMG_0262
Gogus numaramla fuar alaninda bir hatira fotografi..

 

 

YARIS GUNU:

Berlin`de havanin soguk oldugunu soylememe gerek yok ama, yari maraton haftasi ortalamanin cok uzeri bir sicaklik olunca bu beni biraz korkuttu, zira sicakligin artmasi kaslardaki reaksiyonlari olumsuz etkileyerek kasilma ve laktik asit birikimini arttirmakta, sicak havayla nabzin da yukselecegi gercegi de ayri..

Bir gece oncesi gene heyecan uykusuzlugu.. Neyse ki evvelki gun iyi uyumustum ve bu benim icin yeterliydi..

Yaris icin sabah, haftasonu Turkiye`den ziyaretime gelen kizkardesim Zeynep ve Adim Adim`dan ortak arkadaslarimiz Nur ve Direm ile birlikte yola ciktik. S-Bahn ile Alexander Platz a kadar gittik, kalan yolu yuruduk. (Trenler tika basa kosucularla dolu, tam bir festival yeriydi her taraf..) Yine yaris icin gelen, Mercedes-Benz Turkiye`den eski yoneticim Serdar Bey ile yaris alaninda bulustuk.

Karar vermemiz gereken iki konu vardi, ya kalabaligin arasina erken girip onlerde yer kapacaktik (boylece baslarda gecmek zorunda olacaginiz kisi sayisi azaliyor), ya da en son girmeyi goze alip iyice isinmanin avantajini kullanacaktik. Ikincisini sectik..

Adim Adim Caylaklar antrenorumuz Direm bizi yaris oncesinde guzelce isindirdi. Isinmaya hafif bir kosu sonrasi ayak bileklerimizle basladik. Ufak bir ani :

IMG_0284
Yarisin baslamasina takriben 35 dk. var, isiniyoruz

 

Isinmamizi tamamladiktan sonra bir hatira fotografi cektirdik:

IMG_0281
Arkamizda mahser kalabaligi, 3 kosucu 2 destekcimizle yaris baslamak uzere..

 

Fotograf cekildikten sonra, hizlica yaris sonrasi esyalarimizi birakacagimiz tirlara yoneldik. Once Nur esyalarini birakti, sonra ben ve Serdar Bey ayni tira esyalarimizi biraktik. Nur ile vedalastik, boyle buyuk maratonlarda katilimci fazla oldugu icin her atlet daha onceki bir yari maraton derecesini ibraz ediyor, derecesine uygun konumdan yarisa basliyor. Nur`u kendi pozisyonunda biraktiktan sonra Serdar Bey ile son kez lavabo ihtiyacimizi gidermek icin seyyar tuvaletlerin onunde uzun kuyrukta biraz bekledik, bu sirada da sogumamak icin ufak isinma hareketlerimizi surdurduk. Sonra birbirimize iyi sans dileyip kendi baslangic noktalarimiza yoneldik.

Yarisa 1. dalga (yani ilk start alan bolumun) en arkasinda baslayacaktim. Bulundugum yere gore hedefim cok zorlayici oldugundan, maalesef uzun bir sure bircok kisiyi gecmek zorunda kalacagimi tahmin etmistim.

Etrafimda tanidik bir sima aradim, aliskanlik iste, simdiye kadar hep Turkiye`de kostum. Sonra Berlin`de oldugumu animsadim. Maalesef kimse yoktu. Anlik bir yalnizlik hissi ve heyecan.. Yanimdaki kizla sohbet ettik. Hedefin nedir dedim, 105 dakika dedi. Viel spaß (yani iyi eglenceler) dedim ben de. Baslangicta bir sure beni takip etti, bir nevi hasta tasiyan ambulans gibi arkama takildi. Sonra onu bir daha gormedim :))

Ve start.. 120 milletten 35.000 katilimci kademeli olarak kosmaya basladik.. Gittikce azalan alkis, destekler, muzik sesi.. Gittikce artan ayak sesi, kalp ritmi.. Ama hic azalmayan onumdeki kalabalik 🙂

Babama Istanbul Maratonu`nda 10km kosarken yaptigim Pacer lik gibi, sol seridi kapatip onumde yavas gidenlere seslenerek yolumu acmaya calistim. Cok kisi gectim, gercekten cok, belki 3.000 kisi.. Bazen zigzag ciydim, bazen yolun kenarina ciktim, bazen sagdan kostum. Fazla efor harcadim, gereksiz mesafe katettim ve ritmimi duzenini bozdum. Bu tempo 10. km cibarina kadar devam etti..

Her km saatimin uyarilariyla siki takipteydim.. Ilk km yi bu kadar olumsuzluga ragmen 4.14 pace ile (yani km yi 4 dakika 14 Saniye ile) kosmusum. Nabzim dusuk, bacaklar biraz titrek ama her sey yolunda. Sagimiz solumuz festival alani. Her yer milletlerin bayraklariyla dolu. Bir tek Turk bayragi yok 😦 “Izleyen de Turk yok mu boyle bir organizasyonu” diyorum icimden..

Kosuya devam..

Tierre Garten dan geciyoruz, ayak sesleri hic azalmiyor. Isvicre, Danimarka ve Hollanda bayraklari agirlikta..Miami`den, Brezilya`dan gelenler var.. Hava guzel 13 derece civari, hafif ruzgar var ama canimi sikacak kadar degil. Gunes de cok fazla kendini gostermiyor.. Her sey ideal..

O da ne. Ayakkabi bagim cikmis! Tahminim 8. km y di. 4 dakikada 1 km. katettigim bir yarista, zaman hedefim varken, cok buyuk bir aksilik. Neyse ki kenara cekilip 10 saniye kaybedip yoluma devam ediyorum.. Canin sagolsun Umit..

Zafer Aniti, Kudamm, Potsdamer Platz vs. derken artik donus yoluna girdigimde kalabaligin yavasca azaldigini farkediyorum. Epey kisi gectim, bitmiyorlar 🙂

Berlin`i taniyanlar iyi bilir. Charlie Checkpoint (Eski Dogu – Bati Berlin arasindaki kontrol kapisi) onunde duran, ve fotograf cektirmek isteyenler icin turistik amacli askeri uniforma giyen sivil askerler vardir. Oradan gecerken formami goren asker bagiriyor “Turkiye, Turkiye” diye.. Selamlasiyoruz, ben yoluma devam, o isine devam..

15. km ye geldigimde saatime baktigimda hedefimin yaklasik 40 Saniye onunde oldugumu goruyorum. Ooo baya rahatim 🙂 (40 sn. nedir yahu bir sendelesem 10. sn geciyor zaten)

Iki tane su istasyonunda 3er yudum su almak icin duruyorum (susadigimdan degil, dehidrasyon riskine karsi). Onlar bile bana en az 10sn. kaybettiriyor. Olsun strateji bunu gerektiriyor. Yaristan once, daha once yaptiklarimin aksine, jel kullanmama karari aldigim icin cebime hurma atmistim. Onu parca parca goturuyorum, tam su istasyonundan once.. Su da karbonhidrati kana hizla karistiriyor..

17. km ye geldigimde muzik dinleyerek 2-3 km daha gecirmeye karar veriyorum. Hareketli 2 sarki beni 19. km ye tasiyor. Hedefimin 1dk. kadar onundeyim.. Muzigi kapatip artik son 2km de kademeli hizlanmaya baslayarak nefes ritmimi ayarliyorum.

Sag tarafta bir cift bagiriyor “Haydii Umittt”. Tanimiyorum tabi ki, ay yildizli formayi gorunce destekleyen bir Turk cift. Ne mutlu.. Selamlayip devam…

Son km de iyice hizlaniyorum, hala enerji var, hala guc var. Iyi hazirlanmisim, yarista kendimi kontrol etmisim, hersey de yolunda gitmis demek ki. Finis cizgisi 150 m kala ancak gorunuyor, cunku keskin bir donus sonrasi onunuze cikiyor. Tam 100m kala bir bakiyorum kizkardesim ve Direm, Turkiye Mercedes`tan arkadasim Ecem ile birlikte bana sesleniyorlar. Bu kalabalikta beni bulabileceklerini dusunmemistim dogrusu. El sallayip tempolarina karsilik veriyorum..

Finisten gecerken tabelada 1saat 33 dakika yaziyor ama ben yarisa gec basladigim icin surem 1.28. Yani 88 dakika.. garmin GPS Saatimi durduruyorum, kaydede basinca uyari veriyor: BEST HALF MARATHON RECORD!

Yaris sonrasi saatteki kosu verimi analiz ettigimde, neredeyse her km. yi ayni hizla gectigimi ogrendim, bu da enerjimi ne kadar optimum kullandigimi gosteriyor:

split
En onemli sutun avg. pace kolonu (Pace : 1 km yi kac dakikada gecitigimi soyluyor)

 

Yarisin oldugu parkur o kadar guzeldi ki, Berlin`i bu surede daha iyi gezemezsiniz. Bakiniz parkur :

berlin hm map
Kosu guzergahi Berlin`in bircok onemli yapisinin onunden geciyor..

 

Yaris sonrasi guzel bir esneme ile rahatlayip, kosuculara dagitilan alkolsuz birayla karbonhidrat yuklememi yapiyorum.

Madalyamizi aliyoruz :

Bir de sertifika veriyorlar :

IMG_0288
Yaklasik 35.000 kisi arasindan 883. olarak yarisi tamamlamisim

 

IMG_0293
Madalya isirma gelenegimizi surduruyoruz..)

 

 

Yaris sonrasi cimlerde biraz gevseyip, yaris kritigi yapmak kacinilmaz 🙂 Daha sonrasinda Alexander Platz a donup Vapiano`da Pizza yiyerek carbo yuklemeye devam ettik 🙂

IMG_0303
Gunun sonunda yorgun dusmus ekibimiz.. 🙂

Bu hikayeyi sayfalarca anlatabilirim, benim icin unutulmaz bir tecrube oldugu kesin. Elde ettigim dereceyle artik seneye Berlin Yari Maraton`una en on siradan baslayacagim 🙂

Berlin`de kosmak innailmaz bir tecrube, inanilmaz bir atmosfer. Tam bir senlik yeri her taraf. Kosunun basindan sonuna Kadar yalniz degilsin. Organizasyon sifir hata ile yonetiliyor. Onca kisi sorunsuzca yarisa baslayip sorunsuzca dagiliyor. Kendi adima uzuldugum nokta keske daha fazla Turk atleti gorebilsek..

Tabi ki her yaris sonrasi oldugu gibi bu yarista da bir tesekkur listem var:

  • Oncelikle hazirlik programimi hazirlayan ve yogun programinda elinde geldigince sorularimda bana destek olmaya calisan Tayfun Carli hocaya..
  • Beslenme sponsorum olan Herbalife`a..
  • Mercedes-Benz deki calisma arkadaslarima..
  • Berlin ofiste bana destek ve motivasyonlarini hic eksiltmeyen calisma arkadaslarima.. (muhtemelen bu yaziyi hic okumayacak, okusalar da anlamayacak olsalar da 🙂 )
  • Yarista beni tanimasalar da formami gorup Turkce destekleyen cifte ve Charlie Checkpoint onundeki Turk arkadasin motivasyonuna..
  • Yaris gunu finise girerken beni gorunce gayri ihtiyari sevinc cigligi atan ve beni kosu alanindan cikar cikmaz bulup sarilarak tebrik eden kardesim Zeynep`e..
  • Yaris sabahi yapmis oldugum tahinli pekmezli beyaz peynirli guzel kahvaltinin mimarlari Nur ve Direm`e
  • Yarista, parca parca isirdigim hurma icin bir kez daha Nur`a 🙂
  • Yaris oncesi destegi icin canim kardesim pilot Volkan Altunaý`a.
  • Hazirlik suresince surekli irtibatta oldugum maratoncu teyzem Gulcin`e..
  • Adim Adim ailesine ayri deginmem gerekiyor tabi ki.. Guzel mesajlarinizla enerjimi hep yuksek tuttugunuz ve bana guvendiginiz icin her birinize. Isim saymak mumkun degil ama hepimizin adina Memnune desem kimsenin itirazi olmaz sanirim 🙂
  • Kosularimiz sonrasi birbirimizi bilgilendirerek ve motive ederek hazirlik suresince disiplinden kopmadigimiz ve yaris gunu beraber kostugum Serdar Bey`e..
  • Istanbul`dan Berlin`e kalpten kalbe en hizli yol olan dualariyla hep yanimda olan anneme..
  • Sadece tecrubesiyle degil, beni taniyarak bilgiyi dogru zamanda dogru sekilde hatirlatan ve nasihatlariyla yarista hep rehberim olan babama..
  • Son olarak bana sosyal medya ve telefonlarla destek ve tebrik mesajlarini yollayan her bir arkadasima gonulden tesekkur ederim.

2017 yilinin ilk spor hedefine ulastim. Ama daha onemlisi cok keyif aldim..

Sporcu devsirmek yerine, yeni nesillerin spor motivasyon ve olanaklarinin arttirildigi, daha bilincli ve duzenli spor yapan, musabakalarda basari elde eden bir ulke olmamiz zor degil. Basari ancak kalici onlemler ve uzun vadeli yatirimlarla geliyor..

Sevgiler,

Umit

Gloria Ironman Belek Yaris Raporu

Posted on Updated on

 

Merhaba,

Kariyerimde bir firsati degerlendirmek icin Berlin´e yerlestigimden raporu yazmaya ancak vaktim oluyor. Kaldigim otel odasinda Cuma aksami bu yaziyi yazmaya karar verdim. Dun bu sehirdeki ilk kosumu yaptim bile 🙂 Hafif tempoda 10km kostum.. Ancak o kadar soguktu ki cok da keyif alamadim..

Berlin sehir olarak triatlona cok musait gorunuyor. Her yer bisiklet parkuru, her yer park, her yer havuz. Havalar isinip da bahar geldiginde umarim daha guzel olacak:)

Yarisa gececek olursak..

21 EKIM CUMA

Cuma aksami 16:20 ucagiyla Antalya´ya ucarak basladi maceram. Aslinda ucakla birlikte goturmek icin Ironman Seha Ozden´ den aldigim bisiklet cantasi hazirdi ama, bisikleti hazirlamak gozumde cok buyumustu. Yarisa katilan ve calistigim sirkette eskiden yoneticilik yapmis Bahattin Kilicaslan´in aracinda yer olmasi sayesinde bisikletim karayoluyla Cumartesi sabahi ulasacakti Antalya´ya.

Organizasyonun anlasmali otellerinden nispeten uygun fiyatli bir otelde kaldim. Otel hakkinda yorum yazmayacagim. Otelin yemeklerini bilmedigim icin aksam yemeginde riskten uzak bol karbonhidrat iceren patates makarna gibi besinler tukettim.

Ertesi gun yani cumartesi program cok yogundu. Ironman´in her katilimciya gonderdigi rehberdeki adimlari bir bir yapacaktik. Planlamayi yapip erken saate kurdum alarmi. Heyecanimi bastirabildigim icin derin bir uyku oldu.

22 EKIM CUMARTESI

Yaristan bir gun once insan dinlenir degil mi 🙂 Maalesef oyle olmadi, o kadar yogun bir program vardi ki, nereden katildim bu yarisa demek uzereydim gun bittiginde 🙂

  • Saat 10:00

Gloria Sports Arena´da kayit olduk. Daha sonra da yarisin bitecegi atletizm sahasinda kurulan standlardan yaris kitlerimizi aldik:

IMG_0501.JPG
Kayit olan herkesin isminin yazdigi bir duvar yapmislar, ismimi bulmak kolay olmadi..

 

  • Saat 11:00

Teknik Komitee toplantisina katildik ve bilgilendirmeleri dinledik. Bir suru kural var. Mesela onundeki bisikletle aranda en az 12m olacak. Eger gecmek istersen 25 sn. icinde gececeksin,bisiklet saglamak diskalifiye sebebi olacak, sari kart goren degisim alanindaki cadirda bekleyecek vs… Her yeni kuralda stresim artti..

  • Saat 12:00

En buyuk korkum lastik patlamasiydi. 3 defa hem on hem arka lastigi degistirme provasi yaptik. Bisikletin selesinin arkasina birisi ilave su digeriyse lastik kitini icine koymak uzere iki suluk monte ettik. Bir de uzerine aerobar in acisini vucuduma uygun hale getirdik. Aerobar: uzun mesafelerde kollari dayayarak ruzgar direncini en aza indirdiginiz ve kollari dinlendirmeye yarayan, bisiklet gidonuna monte edilen parca. Bir de lastik basinclarini kontrol ettik. Sevgili kardesim Emre Ozalp sagolsun hepsi sorunsuz halloldu..

  • Saat 14:00

Yaristan once bacaklari ve kollari biraz calistirmak ve biraz da parkuru gormek gerekiyordu. Bisiklete atlayip dogru yarisin start alacagi Gloria Serenity´e denizde kulaclamaya yola ciktik. Hem bisikleti 5km surme firsatim oldu hem de denizde 500m kulac atma..

  • Saat 18:30

Ironman organizasyonlarinda bisiklet ve degisim cantalarini yaris alanina bir gun onceden birakiyorsunuz. Kosu cantasi (kirmizi), bisiklet cantasi (mavi) ve Yaris sonrasi esyalarinizin oldugu Beyaz cantanin her birini ozenle hazirladim. En sonunda bisikleti de alana teslim ettim. Bisiklet ve kaskin uzerine verdikleri yarisci numaralarimizi da yapistirdik. Emre´yle aramizda bisikleti teslim ederken komik bir diyalog gecti:

Emre: Abi birsey dicem

Umit: Soyle kardesim

Emre : Abi yanlis anlama buradaki en dandik bisiklet bizim

Umit: Olum madem oyle neden aldirdin bu bisikleti bana

Emre: Abi o paraya en iyisi oydu :))

Sanirim bu diyalogu desteklemesi icin degisim alanindan bir fotograf faydali olacaktir:

DSCN8606.JPG
Bisikletleri gorunce moralimiz bozuldu :))

 

Gunun sonunda otelde guzelce karnimi doyurup odamda dinlenmeye gectim. Artik uyku vaktiydi. Bundan once kostugum iki maratonda heyecandan uyuyamamistim. Neyse ki Bunda oyle olmadi.. 4-5 Saat kadar uyudum ki bana yetti…

23 Ekim PAZAR

Dile kolay, 6 aydir hazirlaniyordum, haftasonu gece gunduz demeden. Sabah 05:30 da kalktigimda yaris taytim ve tri suitimi giyip disari adim attigimda (kahvalti yapmak icin disariya cikmak gerekiyordu) vucudumun titredigini farkettim, sonra asil sebebin soguk degil heyecan oldugunu farkettim. Karanlikta yururken hayal kurdum, bugun o gundu!

Kahvaltida olabildigince yagsiz bol karbonhidratli ve lifsiz gida tuketip, cok da mideyi rahatsiz etmeyerek bizi alana tasiyacak otobuslere bindik.

Emre ve Bahattin Abi ler de Sabah benim otele gelip kahvalti yaptilar ve oradan birlikte Yaris alanina Transfer otobusleriyle hareket ettik. Gun agarmamisti ama otobus doluydu. Deliydik biz.. Otobuste kol ve bacaklara numaralarimizi yapistirdik.

Alana vardigimizda Saat 07:00 yi gecmisti bile.. Hizlica bisikletlerimizin son kontrollerini yapip, bisikletin kadrosuna bir iki cikolata ve jeli hafifce yapistirdim ki yarista cikarmakta zorlanmayayim. Denize dogru yurumeye basladik Bahattin Abi ile.. Bahattin Abi´yi oglu destekliyordu beni de Emre yalniz birakmadi.. Biz onde, destekcilerimiz arkada sahile geldik..

Hava cok idealdi. Ruzgar olmadigi icin dalga da yoktu. Nem fazla degildi.

DSCN8542.JPG
Yarisa 10dk. kala. Ayak bileklerimizde cipler de tamam, haziriz galiba!

 

DSCN8548.JPG
Onceki Turkiye Federasyon yarislarinin tersine cikislar kontrollu ve fasilali yapildi. Ayrica herkes tahmini suresine gore siralandi. Bu yuzden bu kez yuzme etabinda darbe yemedim :))

Yuzme etabi 1200m lik bir tur sonrasi sudan cikip tekrar girdikten sonra 700 m lik bir ikinci turu tamamlayarak bitiyordu. Sudan ciktigimda saat 38 dk. gosteriyordu:

dscn8555
Sudan ciktigimda sure 38 dk yi gosteriyordu. Gozlugum su alir diye cok korkmustum ama olmadi neyse ki 🙂

 

 

dscn8574
Sudan cikip bisiklet degisim alanina gitmek icin otelin lobisinden geciyorsunuz. Guzel dusunulmus ancak mesafe cok fazla 🙂 Gozluk ve boneyi de hemen cikarmisim 🙂

 

Bisiklet degisim alanindan cikarken onumde bisiklete binmeye calisan arkadas dustu. Neyse ki sonra hizla toparladigini gordum. 90 km lik pedal basliyordu simdi..

DSCN8582.JPG
90km lik uzun yolculuk basladi.. Emre bagiriyordu “abi yuksek kadans”

 

Bilmeyenler icin; Kadans : dakikada pedal cevirme sayisi. Bu sayiyi ne kadar optimum tutarsaniz bacaklariniz o kadar az yorulur. Bisikletin pedalina monte ettigim ve saatimle uyumlu sensor sayesinde kadansimi yaris boyunca takip ettim. Ortalama 90 ile surdum.

Bisiklet parkuru genel olarak duz ve guzel zemindeydi. Daha onceki yarislarim aksine bisikleti patlatacak bir kisim yok denecek kadar azdi. Ilk 20km yi 35km /s ile gecsem de sonradan , yurtdisindan siparis ettgim icin yarisa zor yetisen bu yuzden de cok test etme sansim olmayan taytim bacaklarimda yara yapinca seklimi bozmak zorunda kaldim. Bir de yarisin ikinci kisminda ruzgar cikinca ortalamam 33km/s ortalamaya geriledi.

img_0621
85.km civari. Otoban donusu, Belek merkezinden Gloria Serenity otele giden yol..

 

Bisiklet parkurunu 2 Saat 44 dakikada bitirdim. Bu benim icin rekordu, daha iyi de olabilirdi ancak bahsettigim bisiklet kalitesi, ekipmanlari cok deneme firsatim olmayisi ve kosuyu dusunmus olmam nedeniyle eforumu %90 seviyesinin altinda koruyunca, olabilecek en iyi hizi yaptigima inaniyorum. Bisiklet parkurunda 30. ve 60. km lerde gida takviyemi yaptim. Her 5 km de bir hatirlatma sayesinde su icmeyi unutmadim. Boylece kaslarimin ihtiyac duydugu besinleri dogru zamanlarda vucuduma soktum.

Yaris kurallarinda uzerinde onemle durulan draft ve bisiklet sollama kurallarina maalesef cogu bisikletci uymadi ve sanirim bu yaptiklari yanlarina kar kaldi. Birbirlerinin arkasinda giderek ruzgar direncinden kurtulan bisikletlilerin yaptigi sporcu ahlakina yakismiyor.

90km. bitip de bisikletten inince dizler once bir afalliyor..

DSCN8613.JPG
Bisikleti birakip kosu ayakkabilarimi giymeye giderken kilitli pedal ayakkabilarini elime alarak zamandan tasarruf ettim 🙂

 

Kosuya basladim..

DSCN8614.JPG
Bisikletten inince ilk km. her zaman zordur.

 

Saatin ilerlemesiyle ogle vaktine denk gelen kosu biraz zor oldu. Bir zorluk da Gloria otellerinin icindeki parkurda asfalt, beton, toprak, cimen gibi farkli yuzeylerden geciyor olmamizdi..

Yuzmede ortalamanin biraz uzerinde cikip, bisiklette az kisi tarafindan gecilip cogu kisiyi gecmisken, kosu boyunca bir tek kisi beni gecmedi ve ben surekli birilerini solladim.. Triatlonun guzelligi diye dusundum sonra.. Birseyi iyi yapmak yetmiyor, 3 seyi birden iyi yapmalisiniz..

 

DSCN8635.JPG
Bir gun once yuzme parkurunu gezerken denk geldigim bir arkadas beni kosuda farkedince birlikte kosalim mi dedi. Ben de olur dedim, birbirimize destek olarak 14.km den 20.km ye kadar birlikte kostuk.. Sortum deniz tuzundan renk degistirmis resmen :))

 

Son 700 m Gloria Sports Arena ya girisi gorunce depara kalktim. Cok emek vermistim, hem mutlu hem de hizli girmeliydim bitis cizgisine..

IMG_0595.JPG
Kalabaligin destegi ve ismimin anonsunu duyunca tuylerim diken diken oldu.

21km lik kosu etabini 1 Saat 41 dakikada bitirmistim. Toplam sure ise asagidaki fotografa yansidi..

 

IMG_0597.JPG
5 Saat 13 dakika ile yarisi tamamladim..

 

 

DSCN8653.JPG
Yaris sonrasi simarmak bizim de hakkimizz :))

Saatim 5.500 kcal yaktigimi soyluyordu. Bacaklari iyice esnettikten sonra beni karsilamaya gelerek surpriz yapan diger arkadaslarimin yanina giderek cimlerin uzerine biraktim kendimi..

img_0608
Emre ile hatira fotografimizi da atlamadik 🙂

 

Yaris dereceme ait tum detaylara ekteki baglantidan ulasabilirsiniz:

 

http://eu.ironman.com/triathlon/events/emea/ironman-70.3/turkey/results.aspx?rd=20161023&race=turkey70.3&bidid=335&detail=1#axzz4P5MmXEIN

Ayrica saatimin kaydindan da her bir asamanin detaylarina asagidaki garmin baglantisindan ulasmak mumkun:

https://connect.garmin.com/modern/activity/1435228051

Bu hayalimi gerceklestirmemde emegi olan cok kisi var, musadenizle onlara bir tesekkur etmek istiyorum.

  • Oncelikle bana sponsor olan sirketim Mercedes-Benz Turk`e ve bana inanan degerli yoneticilerime tesekkur ederim, ilk ironman 70.3 yarisimda Mercedes markasini elimden gelen en iyi sekilde temsil ettim-
  • Ironman hazirligi konusunda ilk gunden bu gune kadar paha bicilemez bilgiler veren, uzerimde giydigim tri suit ten bisiklet cantasina kadar bircok fiziksel ihtiyacima bile destek olan Ironman Seha Ozden´e
  • Pamukkale Universite Makina Muhendisliginde okuyan ve yaris boyunca benden destegini esirgemeyip beni hep motive eden bisiklet konusunda uzman kardesim sevgili Emre Ozalp´a
  • Forma baskisi konusunda yardimci olan Serhan Tengiz kardesime
  • Bu hazirlik boyunca beni motive edip bir an olsun bana olan inanclarini yitirmeyen Florya Caylaklar grubuna
  • Yokuslariyla, yumusak zeminiyle, bol oksijeniyle beni bu yarisa hazirlayan Florya Ormani´na 🙂
  • Her Pazar sabahi bisiklet icin ciktigimda uzerime surup beni kamcilayan otobus soforune:)
  • Nadir de olsa Yesilkoy sahilinde kosarken pesime takilarak “interval antrenmani yapmami “saglayan kopeklere:)
  • Guney sahillerini gezerken bile antrenmandan geri kalmayayim diye her gun beni 40dk. bekleyen Mustafa Kesmen kardesime (2km yuzmem yaklasik 40dk suruyor 🙂 )
  • Her sabah ” dun su kadar yuzdum, bugun bu kadar koscam, haftasonu su kadar bisikletim var”diyaloglarini sikilmadan bikmadan dinleyen ofis arkadaslarima.
  • Onca yolu usenmeyip arac kiralayip da benim finish ime yetisen canim kardesim Volkan ve esi Evsen´e
  • Ama en onemlisi hep yanimda olan aileme..

Tesekkur ederim..

Son olarak haftaya Istanbul Maratonu´nda kosacak tum arkadaslarima basarilar diliyorum.

 

Ben kis mevsimini Berlin´de yuzmemi gelistirerek ve soguk hava elverdigince kosarak gecirip, bahar ile birlikte bisiklet antrenmanlarima da kaldigim yerden devam etmeyi planliyorum.

Yani bu daha baslangic..

O yuzden bu yazimi cok sevdigim bir sozle bitirmek istiyorum:”Bitirmem mucize degil, asil mucize baslamak icin gosterdigim cesaret”

Berlin´den sevgiler.

IRONMAN!