samsung

30. Samsung Kitalararasi Yüzme Yarisi

Posted on Updated on

Merhaba,

Triatlon ve maraton üzerine yazdigim bu blogda ilk defa bir acik su yüzme yarisini anlatacagim : Asya`dan Avrupa`ya yüzülen Istanbul Kitalararasi Yüzme Yarisi.

Istanbul bogazini gecmek benim icin tipki maraton kosmak gibi bir hayaldi. Bu hayalimi 22 Temmuz 2018 tarihinde gerceklestirdigim icin cok mutluyum.

Hazir anilar tazeyken, ertelemeden yazimi hazirlamak istedim. Bogazi yüzerek gecmek isteyenler icin iyi bir kilavuz olacagini dusunuyorum.

Nasil Katilirim?

1)Yarisin kayitlari Ocak ayinda aciliyor ve ilk kaydi olduktan sonra aday adayi oluyorsunuz.

http://bogazici.olimpiyatkomitesi.org.tr/Anasayfa

2) Sonrasinda Mart ayinin sonuna dek istenen saglik raporlarini Olimpiyat Komitesine kargoyla ulastirmaniz gerekiyor.

3) Kayit ve evraklariniz teyit edildikten sonra mayis ayi icerisinde bircok sehirde havuzlarda düzenlenen secme yarislarina katiliyorsunuz. Burada 800m yüzme dereceniz, yaris kontenjani ve yas gruplarina göre siralaniyor.

4) Eger yeterince hizli yüzmüsseniz yarisa katilmaya hak kazaniyorsunuz ve yaris kitlerinizi aldiginizda artik geriye kalan tek sey yaris sabahi kulaclarinizla bogazi gecmek oluyor 🙂

Gördügünüz gibi yarisa katilmak bile epey bir karmasik. Ancak bu sene 30`su düzenlenen bu yaris bence essiz güzellikte. Nasil olmasin? Istanbul`u yüzerek geciyorsun..

Hazirlik:

Aslinda prensip olarak kosu ya da triatlondan cok da farkli bir hazirlik sürecim olmadi. Mesafeleri yavasca arttirdigim tempo antrenmanlar, arada bir hizimi ve nefes performansimi arttirdigim intervaller ve tabi teknik diger disiplinlere göre daha önemli oldugu icin üzerinde epey zaman harcadigim kulac teknigim ve bacak calistirma egzersizlerim.

Berlin`de evime cok yakin bir yari olimpik havuzda düzenli antrenman yapma sansim oldu. Ayrica deniz suyu tecrübe etmek icin de Mayis ayi icinde Datca`da gecirdigim kisa tatili bir nevi yüzme kampina cevirerek yeterince tecrübe edindim.

Yaris Parkuru:

Parkuru en güzel özetledigini düsündügüm görseli ekliyorum:

2014-samsung-bogazici-kitalararasi-yuzme-yarisina-katilacaklar-belli-oldu-DHA-f147c0f51125a3ecfd02506232d7ee82-1-t

Görüldügü gibi yaris Anadolu yakasinda Kanlica`dan baslayip Avrupa yakasinda Kurucesme`de son buluyor. Parkurun uzunlugu yaklasik 6,5km.

Parkurda önemli olan en temel husus, akintilar! Aslinda yaristan bir gün önce komitenin düzenledigi ücretsiz vapur turunda bogazda bir tur yapip hem temiz hava almanizi hem de parkurda dikkat edilecek noktalari uzmanlardan ögrenmenizi tavsiye ederim.

Parkurda dikkat edilmesi gereken en temel 3 nokta:

  1. Suya Kanlica`dan atladiginizda direk FSM köprüsüne yönelmek yerine, karsiya (avrupa yakasina) dogru bir müddet yüzüp bogazin ortasindan gecen soguk akintiyi yakaladiktan sonra bogaz istikametine dönerseniz daha az eforla daha hizli bir gecis saglarsiniz.
  2. FSM köprüsünü gectikten sonra hep bogazin ortasinda kalmaya gayret ederek soguk akintidan yararlanmaniz ve kiyilara yakin olusan ters akintilara kesinlikle girmemeniz gerek!
  3. Bence en kritik yer: Artik sona dogru yaklastiginizda omzunuzun üzerinde Avrupa tarafinda Suada`yi gördükten sonra, ileride bitis noktasindaki iki adet sari balonun oldugu yere dogru 45 derecelik aci yaparak hizla yüzmeniz gerekiyor. Burada en önemli husus, fazla kiyidan yaklasip ters akintiya girmemek oldugu gibi, dönüsü geciktirip bogazin ortasindaki soguk ana akimin sizi Bogazici köprüsüne sürüklemesine de izin vermemek!

 

Yaris Sabahi:

Maratonun aksine yüzme öncesinde kahvaltida bir tercih yapmaniz gerekiyorsa bu “az yemek” olmali. Kalori ihtiyaciniz maraton ile kiyaslanmayacak seviyede. Yine de yeterince karbonhidrat tüketmek önemli. 3 saat önceden bir muz ve cok hafif kahvaltiyla cikiyorum yola. Yaris alanindaki kalabalik ister istemez heyecanlandiriyor. Yariscilarin yarisi yabanci. Rusya, Ingiltere, Ukrayna, Hollanda.. Yabancilarin secme sinavina girmediklerini ögrendigimde üzülüyorum, kendi ülkemizde Türk vatandaslar o kadar zorlu bir eleme sürecinden gecerken yabancilara bu ayricalik niye?

Kurucesmede`ki Cemil Topuzlu parkinda kurulan yaris alaninda bütün yüzücüler bir aradayiz.. Etrafima baktigimda o tanidik yüzler de yok, kosu camiasi gibi cevremizin cok da genis olmadigi bir disiplin.. 2.000 den fazla yüzücü oldugumuzu anons ediyorlar.

Yas grubuna göre 35 ve üzerine mor bone, altina ise turuncu bone veriliyor. Start siralmasinda önce turuncu boneler start aliyormus (böyle olmadi gerci 🙂 ).

Iki vapur ile kiyidan aliniyoruz. Önde turuncular, arkada biz yani morlar. Yolculuk basliyor. Istikamet Kanlica. Oradan denize atlayip baslangic noktamiza yüzerek geri dönecegiz!

Hava sicak, rüzgar hafif de olsa lodos. Ilerleyen 1-2 Saat icinde lodos artacak diyor vapurda sohbet ettigim tecrübeli bir yüzücü. Bu sebeple bitis noktasini görünce yönelmeyi biraz erteleyip lodos yüzünden ters akintiya girme riskinden kurtulmayi öneriyor.

YARIS:

Iki vapur icinde de bir insan seli , vapurun önune acilan platformdan atlamak icin acikta bulunan komitee heyeti ve yetkililerin bulundugu gemiden “yüzüklerin efendisi ikinci serisindeki migfer dibi borusu” benzeri ürkütücü bir ses ile start veriliyor:) Herkes chip okuyan matlarin önunden gecerek suya atlamaya basliyor. Allahim nasil bir heyecan!

30-samsung-bogazici-kitalararasi-yuzme-yarisi-sonuclandi-490459-5

Atlarken arkamdaki kisiyi sakayla karisik uyariyorum: “Üzerime atlama, yarisin sonunda bulurum seni!! :))”

Ve suya atladim…

Bekledigim kadar serin degil su, biraz da bulanik. Briefing de belirtildigi gibi 90 derece aciyla direk karsiya dogru cikis yapmak yerine, direk 45 derece aciyla FSM köprüsünün ortasini hizaliyorum kendime, kalabaligi takip ediyorum.

Ve basliyorum kulaclara..

Iki kulacta bir nefes alarak ve kontrollü..

Bacaklarimi cok yormadan, son dönuse enerji birakmak icin..

Iste! Yüzüyorum bogazda, hep o hayalini kurdugum yerdeyim!

Bogazin ortasindan gecerken bir anda su karariyor.. Ne kadar ürkütücü.. Hic bir sey görünmüyor.. Neyse Ümit asil kulaclara..

Köprüyü yaklasik 100m gectikten sonra söyle bir yukari kafami kaldiriyorum arkama dogru.. Köprüden gecen araclardan birisini teyzem sürüyor olabilir mi? Beni karsilamaya gelecekti.. Selam veriyorum icimden..

Sagimda Rumeli Hisari simdi.. Yüksek lisansimi yaptigim Bogazici Üniversitesi.. Soluma da bakiyorum arada ki; farkinda olmadan Asya tarafina yaklasmayayim.. Temel kural buydu cünkü: ana akinti yani soguk sudan ayrilma, su seni tasisin..

Bundan sonra hep ortada kalmaya calisarak, bogazin kivrimlarini da dikkate alarak kulaclara devam ediyorum..

Sagimda Bebek koyu solumda Kandilli cikintisi görünüyor simdi.. Biraz daha saga dogru kayarak, Kandilli tarafindaki olasi ters akintiya da girmemeye özen gösteriyorum. Hersey yolunda..

Bir ara durup kafami sudan cikartiyorum, amacim etrafi dinlemek ve ani hissetmek.. Ne kadar güzel.. Sagimda solumda bir cok insani görmek de rahatlik veriyor..

Solumda Kuleli Askeri Lisesi`ne dogru nizami bir selam veriyorum. Babamin ögrencilik yillari burada gecti..

Ne olduysa bundan sonra oldu. Önümde Bogazici Köprüsü giderek büyürken arkamda FSM köprüsü ufalirken, bir anda dalgalar cikti denizde. Lodos etkisini göstermeye basladi..

Sagimda solumda yüzenleri, dalgalarin da etkisiyle görememeye basladim.

“Sorun yok” dedim, yapmamiz gerekeni biliyoruz: Sag omzumda Suada`yi (Galatasaray Adasi) görünce yavasca sag kiyiya bitis cizgisinin oldugu (iki tane sari balon asilmis) yere yönecelegim.

Evdeki hesap carsiya uymadi! Suada`yi göremedim (gözlügün bugulu olmasi, odaklanamamam, dalgalar ya da dikkatsizlik.. Artik sebebi her neyse)

Bir süre daha, belki 3-5 dk. kulaclara devam ettim bogazi ortalayarak. Ama iyice issizlastigimi farkettim..

Tek tük insanlar vardi yakinlarimda artik..

Nihayet sari balonlari gördügümde baya uzakta olduklarini farkettim..

Sol arkamda Kuleli, sag arkamda Arnavutköy olacak sekilde balonlara dogru kulac atmaya basladim. 10-15 kulacta bir, kulac aralarinda kafami kaldirip yönümü tayin etmeyi hedefledim.

O an cok aci bir gercegi farkettim.. Balonlara olan uzakligim degismiyordu.. Fakat balonlari görüs acim her kafami sudan cikardigimda degisiyordu, balonlar sürekli sagimda kalmaya basladi.. Bu da su demek: ana akinti beni Bogazici köprüsüne dogru sürüklüyor!!

Bir anda farkettim ki solumda tamamen kocaman bir Bogazici köprüsü var ve ben akintiyla mücadele ederken balonlara yaklasamiyorum!

Biraz panik biraz da heyecanin etkisiyle akintiyla inatlasarak devam ettim kulac cekmeye. Birsey degismiyordu, ya da farkedilecek kadar degismiyordu.. Solumda köprü gittikce büyüyor 😦

Yaris öncesinde hikayesini cok duymustum bunun: dönusu kacirirsan solugu Moda sahilinde alirsin! Üstelik artik sahil güvenlik botlari yakinimdaydi: eger pes etme durumum olursa bonemi cikartip salladigimda beni sudan almaya gelecekler.

Pes etmek mi? Bana hic uygun bir eylem degil..

Yarim dakika kurbaga stiline dönerek durumu degerlendirdim, ne yapmam gerektigine hizlica karar vermem gerekiyordu. Akinti kuzeyden güneye olduguna göre ve ben artik finis noktasina ulasmak icin güneyden kuzeybatiya gideceksem, akintiyi yenme sansim hemen hemen yoktu. O an kendime hiza olarak bitis cizgisini degil, daha güneydeki bir noktayi (vapur iskelesi, eski reina ya dogru) aldim. “Kiyiya ne Kadar cabuk yaklasirsam, soguk akintidan kurtulurum ve sonrasinda da geriye dogru yüzerek (ters akintinin da destegiyle) bitis cizgisine ters yönden girerim” diye düsündüm.

Bu karari verdikten sonra geriye birsey kaldi: Kulac ve bacaklari tüm gücle calistirmak. Son derece tempolu ve senkronize bir sekilde sarildim kulaclara..

20-25 kulac sonra kafami kaldirdim, cok bir sey farketmedim.. Tekrar 20 kulac, nefesim yavastan aerobik > anaerobik gecisine basladi, yani nefes nefeseydim..

Bu sefer kafami kaldirdigimda yaklastigimi farkettim kiyiya, ise yariyordu!!

Hem akinti siddeti kiyiya yaklastikca azaliyor; hem ben tüm gücümle kulac cekiyordum..

Suyun isindigini farkettim, ana akintidan kurtulmustum..

Simdi fazla mesafe yaparak gectigim bitis noktasini geriye dogru kiyidan yüzmeye baslamistim.. Bu sefer ters akinti da destek verdi, lodos da..

Ve bitis cisgisine dogru dönmemle aslinda asil kalabaligin nerede oldugunu anlamam bir oldu 🙂

Izledigim parkurun asagidaki kirmizi cizgi gibi oldugunu tahmin ediyorum. Beyaz cizgi ideal durumu anlatirken, kirmizi cizgide benim nasil bir yol izledigimi göreceksiniz.

Untitled

Merdivenden cikis ve ufak bir bas dönmesi sonrasi havlumu alip, arkamdan cirpindigim rotaya dogru baktim: Benim gibi akintiya kapilanlar ayni mücadeleyi veriyorlardi. “Umarim basarirsiniz” dedim icimden.

Yaris sertifikami ve cantami biraktigim yerden aldim.

IMG_4781
Sürem 1 Saat 17 dakika. Ilk yarisim oldugu ve fazladan yüzdügüm mesafeleri düsünürsek bence fena degil 🙂
IMG_4820
Birinci falan degilim, tablo sürekli degisiyordu, böyle denk geldi :))

Bir hayalimi gerceklestirdim, Istanbul`u yüzerek gectim.

Ben de artik kitalararasi yüzücü ünvanina sahibim. Hem de dünyanin en güzel sehrinde..

Bu hayalimin gerceklesmesine vesile olan herkese tesekkür ederim.

Simdi önümüze bakma vakti.. Sirada Antalya Ironman 70.3 ve Istanbul Maratonu 42km var..

Yeniden görüsmek üzere, sevgiyle.

Ümit

Reklamlar